Syrup türkçesi Syrup nedir

  • Sirop.
  • Şerbet.
  • Şurup (ilaç olarak).
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Şeker ve diğer tatlı maddeleri içeren yoğun çözelti. bir meyvenin veya bitkinin suyu veya yoğunlaştırılmış suyu, nektar.
  • Pekmez kıvamındaki tatlı sıvı.
  • Şekerli dolgu sıvısı.
  • Şurup.
  • Aşırı duygusal üslup.
  • Koyu şerbet.
  • Melas.

Syrup ile ilgili cümleler

English: High fructose corn syrup is found in about everything you eat these days.
Turkish: Bugünlerde yediğiniz hemen her şey yüksek fruktozlu mısır şurubu içeriyor.

English: Ali went to the drugstore to buy some cough syrup.
Turkish: Ali öksürük şurubu almak için eczaneye gitti.

English: You need some cough syrup and aspirin.
Turkish: Biraz öksürük şurubu ve aspirine ihtiyacın var.

English: Tom likes maple syrup on his pancakes.
Turkish: Tom, gözlemelerinde akçaağaç şerbetinden hoşlanır.

Syrup ingilizcede ne demek, Syrup nerede nasıl kullanılır?

Corn syrup processing remainder : Mısır şurubu işleme kalıntısı. Mısır şurubunun rafinasyonu sırasında elde edilen; büyük bir çoğunlukla protein, geriye kalan karbonhidrat ve mısır nişastasının yağlı kısımlarından oluşan; su içerebilen ve susuz madde esası üzerinden en çok % 7 kül ve en az % 50 yağ içeren bir ürün.

Maple syrup urine disease : Akçaağaç şuruplu idrar hastalığı. Akçaağaç şurubu idrar hastalığı. Boynuzsuz hereford ve shorthorn ırkı sığırlarda, lösin, isolösin, valin ve onların ketoasitlerinden oluşan dallı amino asitlerin yetersiz dekarboksilasyonu, beyin kıvrımlarının yassılaşması, miyelinin vakuolleşmesi ve idrarın akçaağaç şurubunu veya yanık şekeri andıran kokusuyla belirgin kalıtsal metabolizma hastalığı, dallı zincirli alfa-ketoasit dekarboksilaz yetersizliği, koyu renkli idrar hastalığı. Koyu renkli idrar hastalığı.

 

Beet syrup : Pancar şerbeti. Pancar şurubu. Pancar melası.

Chocolate syrup : Bir akışkan olan konsantre çikolata. Çikolata sosu. Çikolata şurubu. Sıvı çikolata.

Clear syrup : Beyaz şurup.

High green syrup : Beyaz şurup.

Sugar syrup : Şeker şurubu. Şeker şerbeti.

Maple syrup : Krep şurubu. Akçaağaç şurubu. Akçaağaç pekmezi.

Soothing syrup : Yatıştırıcı şurup.

Mentha syrup : Nane şurubu. 2 kısım ince doğranmış nane yaprağı, 1 kısım etil alkol (90?), 10 kısım su ve 13 kısım şeker karışımından oluşan şurup.

İngilizce Syrup Türkçe anlamı, Syrup eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Syrup ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Juleps : Julep. Naneli kokteyl.

Abattoir : Kesimevi. Salhane. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Mezbaha.

Sorbet : Meyve püresi. Meyveyle yapılan bir tür dondurma. Dondurulmuş şerbet (kar pekmezi kıvamında).

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

 

Sugar syrup : Şeker şurubu. Şeker şerbeti.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Sorbets : Meyve püresi. Dondurulmuş şerbet (kar pekmezi kıvamında). Meyveyle yapılan bir tür dondurma.

Sorghum : Sorgum pekmezi. Akdarı. Süpürge darısı. Süpürgedarısı. Buğdaygiller (gramineae, poaceae) familyasından, hayvan yemi için kültürü yapılan bir yıllık otsu bitki. Sorgum.

Syrup synonyms : golden syrup, sorghum molasses, syrups, runoff, melasses, molasses, a dna, sweetening, caudle, grenadine, theriaca, candy, molasse, treacles, sherbets, treacle, a crochordon, thick juice, candying, sirup, a band, maple syrup, sweetener, nectar, abaxial, abdominal pain, corn syrup, julep, abdominal distention, abdominal fat necrosis, shrub, abamectin, a c deformity.

Syrup ingilizce tanımı, definition of Syrup

Syrup kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Same as Sirup, Sirupy.