Sorbet türkçesi Sorbet nedir

  • Meyveyle yapılan bir tür dondurma.
  • Şerbet.
  • Meyve püresi.
  • Dondurulmuş şerbet (kar pekmezi kıvamında).

Sorbet ile ilgili cümleler

English: I like not only ice creams, but also sorbet and frozen youghurt.
Turkish: Yalnızca dondurmaları değil, dondurulmuş şerbet ve donmuş yoğurdu da severim.

Sorbet ingilizcede ne demek, Sorbet nerede nasıl kullanılır?

Sorbets : Şerbet. Meyveyle yapılan bir tür dondurma. Meyve püresi. Dondurulmuş şerbet (kar pekmezi kıvamında).

Sorbefacient : Emdirici. Sorbefasiyan. Emilmeyi kolaylaştırıcı.

Sorbent : Emici madde. (kimya) sorbent. Soğuran.

Absorbed : Tüm dikkatini bir noktaya çevirmiş. Dikkatini vermiş. Absorbe. Dalmış. Mahsup edilmiş. Soğurulmuş. Tüm dikkatini bir şeye vermiş. Belertilmiş. Emilmiş.

Absorbed dose : İyonlaştırıcı ışınımla maddeye aktarılan ortalama enerji de'nin, bu maddenin kütlesi olan dm'ye oranı (d). d=de/dm soğrulmuş doz sı birimi "joule" olup, gray (gy) ile belirtilir. eski birim rad idi.1gy=1j.kg¯¹ = 100 rad. Soğrulmuş doz. Radyasyonun emilen dozu. Emilmiş doz. Emilen doz.

Absorbefacient : Soğurulmaya neden olan. Emilime neden olan.

Absorbent carbon : Emici karbon. Aktif karbon. Soğurma ile sıvılar ve gazları arıtmak için kullanılan taneli aktif karbon.

Absorbent cottonwool : Ham emici hidrofil pamuk. Emici işlenmemiş pamuk. Hidrofil pamuk.

 

Absorbency : Soğuruculuk. Alabilme kapasitesi. Soğurganlık. Emicilik. Soğurabilme.

Absorbed dose rate : Soğrulmuş doz debisi. Dt zaman aralığında soğrulan dd doz debisinin, dt'ye bölümü (d). d= dd/dt.

İngilizce Sorbet Türkçe anlamı, Sorbet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sorbet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Syrups : Koyu şerbet. Şekerli dolgu sıvısı. Şurup (ilaç olarak). Pekmez kıvamındaki tatlı sıvı. Aşırı duygusal üslup. Sirop. Melas. Şurup.

Sirups : Koyu şerbet. Pekmez kıvamındaki tatlı sıvı. Sirop. Şurup. Şekerli dolgu sıvısı. Aşırı duygusal üslup. Melas. Şurup (ilaç olarak).

Pap : Papara. Saçma. Personele sağlanan ayrıcalıklar. Bok. Mama. Meme. Hasta yemeği. Lapa. Püre.

Caudle : Hastalara ve loğusalara verilen baharatlı. Sıcak şerbet. Hasta şerbeti. Şarapla tatlandırılmış tercihen ekmekle yumurta da içeren bir tür şurup.

Ice : Suyun katı biçimi. Buza koymak. Buz. Şekerle kaplamak. Buzlanmak. Buzla kaplamak. Öldürmek. Üzerine krema sürmek. Pırlanta. Değerli taş.

Sherbet : Bir çeşit meyveli dondurma. Meyvalı dondurma. Meyveli dondurma.

Sirup : Sirop. Melas. Pekmez kıvamındaki tatlı sıvı. Şurup (ilaç olarak). Şekerli dolgu sıvısı. Aşırı duygusal üslup. Koyu şerbet. Şurup.

Water ice : Dondurulmuş şerbet. Su buzu. Donmuş tatlı.

Sherbets : Meyveli dondurma. Bir çeşit meyveli dondurma.

Sorbet synonyms : sorbets, syrup, candying, candy, runoff, frappe, paps.

Sorbet ingilizce tanımı, definition of Sorbet

Sorbet kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Sherbet. A kind of beverage.