Systemic risk türkçesi Systemic risk nedir

  • Sistemsel risk.
  • Beklenmedik bir biçimde ortaya çıkan büyük bir şokun veya finansal kesimde bankaların iflası ile sonuçlanan bir durumun domino etkisi yaratarak ekonominin önemli bir kesimini olumsuz yönde etkilemesi ve genel olarak ekonominin istikrarını tehlikeye sokması.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Sistemik risk.

Systemic risk ingilizcede ne demek, Systemic risk nerede nasıl kullanılır?

Systemic : Sistemli. Dizgesel. Bir sistemle ilgili. bir organizmanın bir kısmıyla değil tümüyle ilgili. Vücuda ait. Sistemik (ilaç). Sistemik. Vücudu tümüyle tutan, tüm vücudu etkileyen, sistemle ilgili olan. Vücut ile ilgili. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bütün vücutla ilgili.

Risk : Bir olayın meydana gelme olasılığı. epidemiyolojik çalışmalarda, bir bireyin, belli bir toplum ve dönem içinde belli bir hastalığı taşıma olasılığı. insan sağlığına zararlı olma olasılığının ölçüsü. Zarar olasılığı. Tehlikeye atmak. Riske atmak. Tehlike. Riske etmek. Göze almak. İktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Risk. İktisadi karar birimlerinin verecekleri kararlar sonucunda ortaya çıkacak getiriyi olumsuz etkileyebilecek olayların gerçekleşme olasılığı, diğer bir deyişle olayların gerçekleşme olasılığının bilindiği durum. krş. belirsizlik.

 

Systemic amyloidosis : Eozinofilik, bağdaşık, hiyalini görünümdeki amiloid maddesinin birçok organ ve dokuda birikimiyle belirgin hastalık, sistemik amiloidozis sendromu. Sistemik amiloidozis.

Systemic amyloidosis syndrome : Sistemik amiloidozis sendromu. Sistemik amiloidozis.

Systemic bioavailability : Sindirim kanalından emilip karaciğere geldikten sonra metabolize olup vena cava inferiyor aracılığında sistemik dolaşıma geçen ilaç oranını ifade eden terim. Sistemik biyoyararlanım.

Systemic circulation : Büyük dolaşım. Kuşlarda ve memelilerde, sol kulakçıktan, sol karıncığa geçen kanın oradan ana atardamar (aort) ile diğer atardamarlara taşınarak bütün organ ve dokulara kadar gidip kılcal damarlar aracılığıyla toplardamarlara geçerek sağ kulakçığa gelmesiyle meydana gelen kan dolaşımı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Besinleri dokulara taşımak ve artık maddeleri dokulardan uzaklaştırmak amacıyla kuşlarda ve memelilerde, sol kulakçıktan, sol karıncığa geçen kanın oradan aortayla diğer atardamarlara taşınarak bütün organ ve dokulara kadar gidip kılcal damarlar aracılığıyla toplardamarlara geçerek sağ kulakçığa gelmesiyle meydana gelen kan dolaşımı, sistemik dolaşım, periferik dolaşım. Sistemik dolaşım. Büyük kan dolaşımı.

İngilizce Systemic risk Türkçe anlamı, Systemic risk eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Systemic risk ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

 

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Systemic risk synonyms : a pass through certificate, a shift in supply, ability to pay principle, abnormal budget receipts, a type mutual funds, a group shares.