Tülbent nedir, Tülbent ne demek

Tülbent; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • İnce ve seyrek dokunmuş, hafif ve yumuşak pamuklu bez.
  • Bu bezden yapılmış başörtüsü

"Tülbent" ile ilgili cümle

  • "Orta hâlli hanımlar renkli yeldirmeler giyerler ve beyaz tülbent başörtüleri örtünürlerdi." - A. Ş. Hisar
  • "Mürüvvet Bacı, limon küfü tülbendini düşmesin diye bir ucundan ısırmış, elinde süzgeçle çıkageldi." - A. İlhan

Tülbent hakkında bilgiler

[Bakınız: başörtü]

Tülbent anlamı, kısaca tanımı:

Başörtü : Başörtüsü.

Tülbentçi : Tülbent satan kimse.

Tülbentçilik : Tülbentçinin işi.

İnce : Taneleri ufak, iri karşıtı. Hafif, gücü az. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Ayrıntılı. Tiz (ses), pes karşıtı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Zayıf. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı.

Hafif : Etkisi az olan, sert karşıtı. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Gücü az olan, belli belirsiz. Güç veya yorucu olmayan, kolay. Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Kalınlığı veya yoğunluğu az olan. Önemli olmayan.

 

Yumuşak : Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Kolaylıkla işlenebilen. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Okşayıcı, tatlı, hoş. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Sessiz, hafif.

Pamuklu : Pamuk ipliği veya başka iplikler karıştırılarak dokunmuş (kumaş). Yüzüyle astarı arasına pamuk yayılarak dikilen hırka.

Bu : Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.

Tülbent ağası : Padişahın sarık ve çamaşırlarını korumak, temizlemek, gereğinde padişahı giydirmek işleriyle uğraşan ve törenlerde sarığı taşıyan görevii.

Diğer dillerde Tülbent anlamı nedir?

İngilizce'de Tülbent ne demek? : n. cheesecloth

Fransızca'da Tülbent : mousseline [la]

Almanca'da Tülbent : n. Mull

Rusça'da Tülbent : n. батист (M)