Tabouret türkçesi Tabouret nedir

Tabouret ingilizcede ne demek, Tabouret nerede nasıl kullanılır?

Tabourets : Kasnak. Arkalıksız sandalye. Tabure. İskemle.

Tabour : Dümbelek çalmak. Dümbelek.

Rightabout : Gerisingeri dönüş. Sağdan geri. Karşı taraf. Tam geri dönüş.

Rightabout face : Tam geri dönüş.

Roustabout : Niteliksiz işçi. Rıhtım işçisi. Yanaşma. İskele hamalı. Gemi işçisi. Vasıfsız işçi.

Tabooed : Yasaklamak. Tabulaştırılmış. Tabulaştırmak. Konuşulmasını yasaklamak.

Taboo : Mana ile yüklü oldukları kabul edilen insanların, hayvanların, nesnelerin, doğal öğelerin yasaklarla çevrilmesi ve bunlardan kaçınma, a. bk. geçici tabu, sürekli tabu. Dokunulmaz. Yasaklamak. Tabu olan. Tekinsiz. Kutgüç ile yüklü oldukları düşünülen insan, hayvan, nesne ve doğal öğelerin yasaklarla çevrilmesi, bunlardan kaçınma. Yasak. Memnu. Belli davranış ya da sözlerin bir toplumca, bir toplumsal kümece çekinceli sayılması ve olumsuz yaptırımlara bağlanarak yasaklanması. (insanbilimde) ilkel topluluklarda kimi büyüsel, dinsel tasarımlara ilişkin olarak belli davranış ya da sözlerin toplumca çekinceli sayılması ve olumsuz toplumsal yaptırımlarla yasaklanması.

Tabooing : Tabulaştırma. Konuşulmasını yasaklamak. Tabulaştırmak. Yasaklamak.

 

Taboparesis : Taboparesis. Genel felçle belirgin zayıflama.

Taboos : Tabu. Yasaklanmış şey.

İngilizce Tabouret Türkçe anlamı, Tabouret eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tabouret ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Belt pulley : Kayış kasnağı.

Footboards : Ayakucundaki tahta (karyolanın). Marşpiye. Ayak tahtası. (karyolanın) ayakucundaki tahta. Basamak. Ayak iskemlesi. Ayaklık. Ayak dayanacak yer.

Stooling : Dışkı. Kaka. Büyük abdest. Filizlenen kütük. Gaita. Sekmen. Oturak.

Tuffet : Küçük oturak. Oturak.

Footstools : Ayak dayayacak yer. Ayak iskemlesi. Ayak taburesi.

Stool : Yeni budanmış dal. Oturak. Gaita. Büyük aptes. Dışkı. Kök sürgünü. Sekmen. Lazımlık. Büyük abdest.

Footrests : Ayak iskemlesi. Ayak dayayacak yer.

Hoop : Çemberle bağlamak. Bağırmak. Öksürmek (boğmaca). Potaya atmak. Çembere almak. Çember ile kuşatmak. Çapı 0.80 m. olan tahtadan yapılmış kasnak biçiminde cimnastik el aracı. Halka. Çığlık atmak.

Tabouret synonyms : taborets, tabourets, cylinder, stretcher, footstool, creature, cylinders, hocker, footrest, rims, stretchers, tuffets, sheave, hockers, balancing wheel, involutes, pulleys, taboret, balance wheel, rim, stools, pulley, seat, drum.

Tabouret ingilizce tanımı, definition of Tabouret

Tabouret kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Same as Taboret.