Tagatose türkçesi Tagatose nedir

  • Bir tür tatlandırıcı.
  • Altı karbonlu ketoz yapısındaki monosakkaritlerden biri.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Tagatoz.

Tagatose ingilizcede ne demek, Tagatose nerede nasıl kullanılır?

Tagalog : Filipin halkı. Filipinler'in yerlisi olan bir halkın üyesi olan kimse. Filipinler'de yaşayan etnik bir grup.

Tagalogs : Filipinler'in yerlisi olan bir halkın üyesi olan kimse. Filipinler'de yaşayan etnik bir grup. Filipin halkı. Tagalog.

Tagalong : Başkalarının sırtından geçinen. İnatla takip eden. Otlakçı. Takipçi. Parazit.

Tagalongs : Parazit. Otlakçı. Başkalarının sırtından geçinen. İnatla takip eden. Takipçi.

Kitagawa numerical integration technique : Kitagawa sayısal tümleştirme tekniği. Knı tekniği.

Metagalaxy : Metagalaksi. Kainatın tümü. Samanyolunu ve başka gökadaları içine aldığı düşünülen büyük bir yıldızlar dizgesi. Kainat. Üst gökada.

İngilizce Tagatose Türkçe anlamı, Tagatose eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tagatose ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

 

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abdomen : Böcek gövdesinin alt kısım. Karın (böcek gövdesinde). Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Batın. Abdomen. Karnın altı. Karın.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Mezbaha. Salhane. Kesimevi.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Karın ağrısı.

Tagatose synonyms : a c deformity, abdominal distention, abaxial, abdominal ovariectomy, a clay, abdominal palpation.