Tail of a comet türkçesi Tail of a comet nedir

  • Uzay alanında kullanılır.
  • Kuyrukyıldızın başından geriye doğru (güneş'in karşı yanı) uzayan, gittikçe yaygınlaşan, güneş ışığıyla aydınlanmış, kuyruğa benzeyen gaz bulutu.
  • Kuyrukluyıldız kuyruğu.

Tail of a comet ingilizcede ne demek, Tail of a comet nerede nasıl kullanılır?

Tail : Kuyruk. Yakından izlemek. Azalmak. Kuyruk yapmak. Gütmek. Arka. Kuyruk gibi peşine takılmak. Kuyruk takmak. Göt. Art uç ya da bir hayvanın arda doğru uzayan kesimi.

Of : -den övünerek bahsetmek. In. Nin. Yüzünden. -in. -li. Hakkında. Karşı. -dan. Li.

A : La (müzik terimi). (herhangi) bir. Bir. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Miktar belirtir. Belirli bir tür veya nitelikteki. Argonun simgesi. Herhangi bir. Atom ağırlığı. En yüksek not.

Comet : Kuyruklu yıldız. Kuyrukluyıldız. Komet.

Halos of a comet : Kuyruklu yıldızın başını saran, hızla genişleyerek yayılan halka görünüşlü aydınlık. Kuyrukluyıldız aylası.

Head of a comet : Kuyrukluyıldız başı. Kuyruklu yıldızın başı gibi görünen, önde giden yuvarlak parçası.

Tail off : Azalarak sona ermek. Yavaş yavaş kaybolmak. Zayıflamak. Azalmak. Gittikçe azalmak. Kötüye gitmek. Azalarak kaybolmak.

İngilizce Tail of a comet Türkçe anlamı, Tail of a comet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tail of a comet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Aerolite : Aerolit. Meteorit. Havataşı. Meteorit veya meteor taşı. Taşımsı göktaşı. Göktaşı. Demire göre taş oranı yüksek olan göktaşı türü.

Albedo : Aklık dercesi. Turunçgillerde kabuğun beyaz iç bölümü. Aklık derecesi (astronomi terimi). Aklık derecesi. Beyazlık derecesi. Işınım yapmayan bir gökcisminin yansıttığı ışığın aldığı ışığa oranı. Aklık. Aklık (astronomi terimi). Albedo.

Airglow : Gök aydınlığı. Gece boyunca gökyüzünde gördüğümüz donuk ışık; gece aydınlığı.

Altair : Kartal'ın a yıldızı. Eltair. Uçucu (a aql). Aquila (kartal) takımyıldızı'nın en parlak yıldızı.

Absolute value : Saltık değer. Bir sayının değerinin pozitif olarak ifadesi (ör. -23'ün mutlak değeri 23'tür). Mutlak değer. Bir ölçümün değişmez değeri ya da bir değerin kullanılan ölçü birimine göre niceliği, bk. göreli değer. Salt değer. Başka değerlerle karşılaştırılmamış, tek başına göz önüne alınan değer; artılığı ya da eksiliği göz önüne alınmamış değer.

Absorptive power : Emici güç. Bir ortamda, bir cisme giren ışığın çıktıktan sonraki yeğinlik azalma niceliğinin giren ışık niceliğine oranı. Emme veya soğurma eğilimi. Boya alış gücü. Emebilme gücü veya kapasitesi. Soğurma gücü.

Accidental error : Rastlantısal hata. Tesadüfi hata. Arızi hata. İstemeyerek yapılan hata. Rasgele yanılgı. Dizgeli herhangi bir etki dışında, kurala ve düzene bağlı olmadan yapılan ölçü yanılgısı. Rasgele hata.

 

Accuracy : Sağıllık. Yanlış yapmamaya özen gösterme. Tamlık. Titizlik. Bir bilginin, gerçekleşebilir çıkarımlarda bulunma yeteneği. Kesinlik. Ayar. Doğruluk. Bir ölçünün, gözlemin gerçeğe yakın olma derecesi.

Achondrite : Taşımsı göktaşlarının bir türü olup, içinde küresel tanecikler yoktur. Kumsuz göktaşı.

Absolute orbit : Salt yörünge. İki cisimden her birinin kütle merkezine göre çizdiği yörünge.

Tail of a comet synonyms : absolute parallax, adhara, absolute brightness, absorption line, almak, acceleration due to gravity.