Take exception türkçesi Take exception nedir

  • Aynı görüşte olmamak.
  • İtiraz etmek.

Take exception ingilizcede ne demek, Take exception nerede nasıl kullanılır?

Take : Etkili olmak. Çekim. Tutulan balık miktarı. Avalanan hayvan miktarı. Pay. Kabul edilmek. Ele almak. Tutuş. Çevirim eylemi. Hasat.

Exception : Dışta bırakma. İstisna. İstisna etme. Ayrım yapma. Sıradışı durum. Yetkili kamu kuruluşlarının, kimilerine belgeleme ya da yapı kurallarına bağlı olmaksızın yapı oluru vermeleri. Ayrallık. Ender durum. Özel durum.

Take exception to : Karşı olduğunu göstermek. İçin gücenmek. -e kızmak. Kabul etmemek. İtiraz etmek. Karşı çıkmak. Onaylamadığını ortaya koymak.

Take a back : Arka planda kalmak. Kendini göstermemek.

Take a back seat : Bir kenara çekilmek. Kenara çekilmek. Köşesine çekilmek. Geri planda yer almak. Ön plana çıkmamak. Önemini yitirmek. Geri plana çekilmek. Arka planda yer almak. Arka planda kalmak.

Take a bad turn : Kötü yönde değişmek.

İngilizce Take exception Türkçe anlamı, Take exception eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Take exception ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Challenges : Zorluklar. Boy ölçüşmek. Reddetmek (hakim veya jüriyi). Havlamaya başlamak. Tartışmak (doğruluğunu). Düelloya davet etmek. Kafa tutmak (argo terim). Davet etmek (düello). Meydan okumak.

 

Buck : Sıçrayıp binicisini düşürmek. Bak. Kütüklere ayırmak. Karşı gelmek. Antilop, tavşan, geyik gibi bazı hayvanların yetişkin erkeklerine verilen ad. atlarda yukarıya doğru sıçrama. Erkek kızılderili. Papel. İtaatsizlik etmek.

Dissent : Ayrılmak. Görüş ayrılığı. Uyuşmazlık. Muhalif olmak. Farklı düşünmek. Anlaşmazlık. Çekişmek. Anglikan kilisesinden ayrılmak. Bozuşmak.

Contesting : Yarışmak. Çekişmek. Karşı koymak. Rekabet etmek.

Argue against something : Karşı çıkmak. Aksini iddia etmek.

Arguing : Tartışma. Göstergesi olmak. Tartışmak. İddia etmek. Münakaşa etmek. İspatı olmak. Belli etmek. Karşı gelmek. İkna etmek.

Disagree with : İle aynı görüşte olmamak. Birisiyle uzlaşamamak. Katılmamak. -e yaramamak. Aynı düşüncede olmamak. Besinlerle arası iyi olmama. Ayrı fikirde olmak. Dokunmak (yiyecek veya iklim vb).

Contravene : Aykırı davranmak. Karşı gelmek. Karşı çıkmak. Başkaldırmak. Bozmak. Uymamak. Çiğnemek. Uyuşmamak. Çatışmak.

Be inconsistent with : Ayrı fikirde olmak. İle çelişmek.

Challenge : Boy ölçüşmek. Çoğunlukla, çifteker sporuna emeği geçmiş ya da yurda herhangi bir yolda yararlı olmuş kişileri anma ve yaşatma amacıyla düzenlenen çeşitli yarışlar. Düelloya davet etmek. Davet etmek. Meydan okumak. Onur kupası yarışı. Tepki ölçmek veya değerlendirmek. Meydan okuma. Hiçe saymak. Kimlik sormak.

Take exception synonyms : dissents, challenged, contested, contests, contest, dissented, argue against, argues, argued, blow the whistle on, argue.