Talk round türkçesi Talk round nedir

Talk round ingilizcede ne demek, Talk round nerede nasıl kullanılır?

Talk : Sohbet etmek. Kişiler arasında geçen ve bir kurala bağlı olmayan konuşma. Konuşmak. Boş laf. Söz etmek. Konuşmak (bir dili). Görüşme. Konuşma biçimi. Hakkında konuşmak. Konuşma.

Round : Doldurmak. Bilgisayar, tiyatro alanlarında kullanılır. Ara alkışı. Bitirmek. Dönmek (köşeyi veya virajı). Toplamak. Çevresinde. Perde kapanmadan ya da oyunun bir bölümü bitmeden seyircinin alkışlaması. Konusunda. Şişmanlamak.

Talk a blue streak : Çok konuşmak. Jet gibi konuşmak. Çenesi düşmek. Çok hızlı konuşmak.

Talk a mile a minute : Motor gibi konuşmak. Hızlı konuşmak. Çan çan etmek.

Talk a period of time away : Belirli bir süreyi konuşarak geçirmek.

Talk about : -i konuşmak. Hakkında konuşmak. Söz etmek. Bahsetmek. Lafını etmek. Hakkında görüşmek. Mevzubahis etmek. Yad etmek. Dem vurmak.

İngilizce Talk round Türkçe anlamı, Talk round eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Talk round ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adverting : İlan. Değinmek. Zikretmek. Reklam. Dokundurmak. İma.

Apply to : Uygulanacağı yer. İçermek. Üstesinden gelmek. Geçerli olmak. Aşağıdakilere uygula. Başvurmak. Pratik veya özel kullanım için uygulamak (örneğin, bilgi, yasalar, düzenlemeler). -i ilgilendirmek. -e hitap etmek.

 

Discourse : Söylemek. Ayrıntılı bir şekilde konuşmak. Söylev. Söylev vermek. Nutuk. Araştırma. Ciddi ve ayrıntılı bir şekilde yazmak. Tez. Söylem.

Recanted : Caymak. Sözünü geri almak. Dönmek. Bırakmak. Vazgeçmek.

Backpedalling : Geriye doğru pedal çevirmek.

Chew over : Üzerinde düşünmek. Üzerinde kafa yormak. Hakkında düşünmek. Kafa yormak. Kafa patlatmak.

Assuring : Sigortalamak. Temin etmek. Yarma. Yarılma. Temin eden. Güven veren. Sağlamak. Söz vermek. Emniyet verici.

Make mention of : Zikretmek. Anmak. Söz etmek. Sözünü etmek.

Sidetrack : Yan yol. Saptırmak. Önemsiz işlerle uğraştırmak. Treni yan hata geçirmek. Dikkatini dağıtmak. (birini) asıl amacından saptırmak. Ertelemek. Geciktirmek. Lafa boğmak.

Argues : Belli etmek. İtiraz etmek. -e alamet olmak. Karşı gelmek. Münakaşa etmek. Çekişmek. Göstergesi olmak. Kandırmak. İspatı olmak.

Talk round synonyms : bring around, cite, argue somebody into something, assures, talk on, cites, discourage, talk over, turn round, bring up, deter, brings, argue, argued, bring, recant, dissuaded, deterring, make noises, recanting, think better of it, talk, dissuade from, think better of, discoursed, advert, disinclines, deters, dehort, dissuading, bring round, recants, bring home to.