Tally ho türkçesi Tally ho nedir

  • Haydi!.
  • Saldır.
  • Aport!.
  • Hücum.
  • Haydi (av köpeğine).
  • Yallah! (av köpeğine).

Tally ho ile ilgili cümleler

English: I haven't been totally honest with you.
Turkish: Sana karşı tamamen dürüst değildim.

English: Have you been totally honest with me?
Turkish: Bana karşı bütünüyle dürüst müydün?

Tally ho ingilizcede ne demek, Tally ho nerede nasıl kullanılır?

Tally : Hesap. Bir alan araştırmasında gözlemci takımın çalıştığı gün ve saatleri ya da herhangi bir işyükünün bölüşümünü gösteren ölçünlü yazım. Sayım yapmak. Sayıların yazıldığı kağıt. Etiket. Saymak. Vira etmek. Skor. Çetelesini tutmak. Çetele kağıdı.

Ho : Deme. Fahişe. Holmiyumun simgesi. Hadi be. Yok ya. Orospu.

Tally clerk : Puantör. Yük kontrolörü.

Tally light : Alıcı ışığı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcının üstünde yer alan, yayında olan alıcıyı belirten kırmızı ışık. alıcının içinde yer alan, yandığında resim seçicinin bu alıcıya geçtiğini belirten ışık. Alıcı yayına girdiğinde, alıcı yönetmenine bunu bildirmek, alıcı önünde bulunanları uyarmak amacıyla alıcıda yanan kırmızı ışık. İm ışığı.

Tally man : Puantör. Taksitle satış yapan kimse.

Tally sheet : Hesap cetveli. Hesap listesi. Kontrol föyü. Puantaj föyü. Mal puantaj listesi. Ürün puantaj listesi. Puantaj cetveli.

 

İngilizce Tally ho Türkçe anlamı, Tally ho eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tally ho ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hoorah : Hurra!. Yürü be! (büyük heyecan veya cesaretlendirme ifadesi olarak kullanılır).

Incursion : Baskın. Tecavüz. Akın. Saldırı. İstila.

Onrush : Tırmanan akım. Atak. Saldırı. Saldırma. Saldırış. Hamle. Üşüşme.

Assault : Aniden ve vahşice saldırmak. Tecavüz etmek. Üstüne varmak. Saldırı. Taarruz etmek. Saldırmak. Atak. Hücum etmek. Tartaklamak.

Aggression : Çatışma. Nedensiz kavga. Canlılar arasında beslenme, çiftleşme, yuva alanını koruma gibi savunma, saldırı, korku ya da rekabet ile ilgili davranış. agregasyon. Saldırganlık. Saldırı. Saldırma. Taarruz. İhlal. Tecavüz.

Onrushing : Hücum eden. Aniden saldıran. Akan. Saldırış. Atak. Üşüşme. Saldırı. Tırmanan akım. Saldırma.

Offense : Darılmak. Suç. Gücenme. Dargınlık. Cürüm. Bkz.offence. Kalbini kırma. Gücendirme. Tecavüz.

Irruptions : Zorla girme. Akın. Baskın. İstila. İçeriye üşüşme.

Offensive : Taaruza ait. Kötü. Saldırgan. Spor ofansif. Saldırıyla ilgili. Hatır kırıcı. Pis. Sürekli saldırı. Saldıran.

Irruption : İçeriye üşüşme. Baskın. Zorla girme. İstila. Püskürme. İçeriye baskın. Akın.

Tally ho synonyms : assailment, offensives, aggressions, incursions, onfall, onrushes, attack.