Tapşırmak nedir, Tapşırmak ne demek

Tapşırmak; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de edat olarak kullanılır.

  • Saz şiirinde âşık son dörtlükte kendi adını belirtmek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

1.Korumak için alınan bir şeyi geri vermek : Durmuş kitabı bana tapşırdı. 2.Sunmak : Bu gülü sana tapşırırım. 3.Bağışta bulunmak. 4.Ulaştırmak, yetiştirmek : Bağa giden arabaya bu sepeti tapşırabilir misin?.

Tanıştırmak : Sizi Ali Beye tapşırayım.

Öpmek.

1.Aktarmak, ısmarlamak. 2.Uyarmak. 3.Bildirmek. 4.Yalvarmak: Tanrı'ya tapşırırım.

1.Tanıtmak.

Salık vermek.

Ismarlamak.

Yırtılan bezin kıyılarını içe katlayarak elde dikmek.

Ismarlamak; yerine getirmek.

Teknik terim anlamı:

Teslim etmek, tevdi etmek, emanet etmek.

Yetiştirmek, ulaştırmak, isâl etmek.

Tapşırmak kısaca anlamı, tanımı

Tapşırma : Tapşırmak işi. Saz ozanlarının ya da öykücülerin takma ad, mahlas yerine kullandıkları bir terim

Salık vermek : Haber vermek, bir şeyin bulunduğu yeri tarif etmek.

Tanıştırmak : Birbirini tanımayanların tanışmasını sağlamak, tanıtmak, takdim etmek.

Yetiştirmek : Birini, bir şeyi gitmekte veya gitmek üzere olan bir kimse veya şeye ulaştırmak, ulaşmasını sağlamak. Aceleyle ulaştırmak. İletmek, duyurmak. Sağlayıp vermek. Vaktinde hazır olmasını sağlamak, tamamlamak, bitirmek. Yetmesini sağlamak. Birini gerekli bir iş için tam zamanında bir yere götürmek. Söylenmemesi gereken bir şeyi birine hemen söylemek. Üretmek, büyütmek, geliştirmek. Çocuğun gelişip büyümesine özen göstermek. Eğitim, öğrenim sağlamak.

 

Geri verme : İâde (karş. denkleştirme).

Tanıştırma : Tanıştırmak işi, takdim.

Ulaştırmak : Ulaşmasını sağlamak.

Yetiştirme : Yetiştirmek işi. Birinin koruyuculuğunda yetişen kimse.

Ismarlamak : Bir şeyin yapılmasını veya getirilmesini, bu işlerle uğraşan birine söylemek, sipariş etmek. Bir işin yapılmasını, bırakılmasını veya o işten vazgeçilmesini söylemek. Bir şeyin, bir kimsenin bakılmasını, korunmasını birine veya birinin gözetilmesine bırakmak, emanet etmek. Parasını kendi ödeyerek başkaları için yiyecek veya içecek getirilmesini söylemek. Kendi için bir şey alınmasını başkasına söylemek.

Belirtmek : Açıklamak, tebarüz ettirmek.

Ismarlama : Ismarlamak işi, sipariş. Ismarlanarak yaptırılan, sipariş edilen, hazır karşıtı. İçten olmayan, baştan savma.

Saz şiiri : Halk edebiyatında genellikle saz eşliğinde söylenen şiir.

Ulaştırma : Ulaştırmak işi. İnsanların, malların, haberlerin ulaşmasını sağlayan işlerin ve araçların tümü, münakalat. Orduda malzeme ve personel taşıma işlerini sağlayan sınıf.

Bulunmak : Bulma işine konu olmak. Bir yerde olmak. Herhangi bir durumda olmak.

Getirmek : Gelmesini sağlamak. Erişmek ya da eriştiğini sanmak. Bir makama atamak veya seçmek. Sebep olmak, ortaya çıkarmak. İleri sürmek. İletmek, bildirmek. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak. Sağlamak. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar.

 

Belirtme : Açık söyleme, belirli kılma, görüş bildirme, tasrih.

Getirme : Getirmek işi.

Bulunma : Bulunmak işi.

Dörtlük : Birbirine dik iki çap boyunca dörde bölünmüş dairenin her bir dilimi. Birlik notanın dörtte biri uzunluğunda nota. Dört taneden oluşmuş, dört tane alabilen. Dört dizelik bölümlerden oluşmuş şiir veya şiir parçası, kıta.

Durmuş : Uzun ömürlü olması, çok yaşaması istenen çocuklara verilen ad.

Diğer dillerde Tapping anlamı nedir?

Osmanlıca Tapping : şelpe