Tappet türkçesi Tappet nedir

  • Supap iteceği makarası.
  • Supap.
  • Supap iteceğ.
  • Manivela.
  • Kam takipçisi.
  • İtici.
  • (makinede) kol.
  • Supap iticisi.
  • Dirsek.
  • Kol.
  • Buruncuktan aldığı devinimi devirgiye ileten ince çubuk.
  • İtici supap.

Tappet ingilizcede ne demek, Tappet nerede nasıl kullanılır?

Tappet rod : İtici tiji. Supap iteceği. İtici çubuk.

Tappets : Kol. İtici supap. Supap itici. Manivela.

Tapped : Dişli. Deli. Dağılmış (elektronik terimi). Kılavuzlu. Yüklenmiş. Yivli. Diş çekilmiş. Döküm alınmış. Fırından dökülmüş. Çılgın.

Tapped delay line : Çıkmalı gecikme hattı. Dallı gecikme hattı. Prizli gecikme hattı.

Tappen : Kuzey dakota eyaletinde şehir.

Tapping point : Aldı noktası.

Untapped : Kullanılmamış (tabii kaynaklar vb). Yararlanılmayan. Tıpası çıkarılmamış. Delinmemiş (fıçı). Kullanılmayan.

Tapper : Maniple. Diş açıcı. Kılavuz salma aleti.

Tapping : Diş çekme. Dağılma (elektronik terimi). Kılavuzla deliklere diş açma. Tıklama. Sık aralıklı sesler oluşturmak için bir tel üzerinde sol elle çekiçleme ve salma yöntemleri uygulanırken aynı tele sağ elin bir parmağıyla veya penayla değişik perdeler üzerinden dokunulması yöntemi. Tıklatma. Pıtırtı. Tıkırtı. Hafifçe vurma.

Untapped resources : Kullanılmayan imkanlar.

İngilizce Tappet Türkçe anlamı, Tappet eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Tappet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Heaver : Halat örmeye özgü demir. Kaldırıcı. Kaldıran kimse. Kaldıraç.

Department : Bir kuruluşun çalışma dallarından birisi. kendisine ilişkin özellikleri kapsayan işleri yetenek ve yetkileri çevresi içinde düzenleyen ve yapan organ. genel kuruluşun belirli bir işiyle uğraşan kolu. Vekalet. Daire. Kürsü. Reyon. Bölge. İller, ilçeler, bucak ve benzerleri gibi kamu görevi yapan kuruluşlar. Eğitim, ekonomi alanlarında kullanılır. Bakanlık.

Branch : Çay. Dallanmak. Dere. Bölmek. Bitkilerin çoğunlukla yapraksız olan, sapın değişik uzunluk veya büyüklükteki küçük sap ve sürgün kısımları. canlıların sınıflandırılmasında kullanılan ve sınıfların bir araya gelmesiyle oluşan birlik, filum, kladus. Yayılmak. Ajans. Kol (bitki). Dal. Soy ağacındaki yer.

Coign : Çıkıntı. Çıkıntılı köşe. Köşe.

Impellent : Mecbur eden. Zorlama. Tahrik. Sevkeden. İtme. Sürücü. Sevk eden. Harekete geçiren.

Elbow : Dirsekle dürtmek. Dirsek atmak. Dirseklemek.

Branches : Soy ağacındaki yer. Şubeler. Şube. Şuabat. Çay. Kol (bitki). Dal. Sınıf. Dere.

Loathful : İsteksiz (iskoçça). İğrenç. Berbat. Nefret dolu. Tiksinme duygusuna yol açan. Tiksindirici. Nefret uyandıran.

Co : Batı birleşik devletler'de bir eyalet. Vietnam'da yaşayan etnik bir grup. Colorado (kolorado). Kor. Ko. Kobaltın simgesi. Birlikte.

Colourless : Donuk. Renksiz. Anlamsız. Sıkıcı. Soluk. Silik. Tarafsız. Tekdüze. Solgun.

Tappet synonyms : column, crook, propellent, brachial, flexions, prising, prise, tappets, cantilevers, coigns, push rod, cam follower, arm, levers, impulsive, handspike, forbidding, bell crank, console, cubitus, propelling, off putting, crooking, cranks, col, propulsive, heavers, lever, cantilevering, bracket, flexure, pusher, boosters.

 

Tappet ingilizce tanımı, definition of Tappet

Tappet kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A lever or projection moved by some other piece, as a cam, or intended to tap or touch something else, with a view to produce change or regulate motion.