Taranis türkçesi Taranis nedir

  • Şimşek tanrısı.

Taranis ingilizcede ne demek, Taranis nerede nasıl kullanılır?

Tarantara : Boru sesi.

Tarantass : Rusya'da kullanılan dört tekerlekli at arabası.

Tarantella : Napoli'ye has oynak bir dans.

Tarantism : Tarantizm. Tarantizma. Dans hastalığı.

Tarantula : Büyük zehirli bir örümcek. Zehirli örümcek. Tarantula. Isırıkları yerel yangı ve ağrıya neden olan çok sayıda zehirli örümcek türünden herhangi biri. Zehirli büyük bir örümcek. Tarantula örümceği.

Tarahumara frog : Meksika kurbağası.

European tarantula : Geçmişte ısırığının ölümcül olduğu düşünülen, büyük, tüylü, ısırığı oldukça acı verici olan örümcek türü, avrupa kurt örümceği, lycosa tarentula. Avrupa tarantulası.

Tarantulated : Tarantula saldırısına uğramış. Tarantula tarafından ısırılmış.

Tarantulas : Zehirli örümcek. Zehirli büyük bir örümcek. Tarantula. Tarantula örümceği.

Taradidle : Yalan.

İngilizce Taranis Türkçe anlamı, Taranis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Taranis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Maculate : Lekelemek. Lekeli. Makülat. Leke oluşturmak. Benekli.

Spot : Fark etmek. Benek yapmak. Tiyatroda kullanılan, mercekli ve aynalı, parlak ışıklı, yüksek dirençli ışıklama aygıtı. ışıldaklarla sert ya da yumuşak yöresel ışık sağlanabilir. Görmek. Değerlendirmek. Her tür tecimsel işlemin peşin para karşılığı, günü içinde yapılması. Yerleştirmek. Yerine koymak. Lekelenmek. Nokta yapmak.

 

Blot : Kirlenmek. Lekelemek. Leke. Mürekkep lekesi yapmak. Karalamak. Kirletmek. Kurutma kağıdıyla kurutmak. Lekelenmek. Karartmak. Kurutma kağıdı ile kurutmak.

Defile : Dar geçit. Yüksek genç dağlarda iki yamacı birleştiren derin, uçurum görünüşünde dar yol. Kötüye kullanmak. Tek sıra halinde yürümek. Pisletmek. Lekelemek. Coğrafya, tarih alanlarında kullanılır. Bulaştırmak. Dar boğaz. Derbent.

Fleck : Beneklemek. Nokta. Benekli yapmak. Lekelemek. Çok ufak parça. Parçacık. Çil. Leke. Benek. Benekleşmek.

Darken : Koyulaşmak. Koyulmak. Karartmak. Kararmak. Anlaşılması zor hale getirmek. Siyahlaştırmak. Bulandırmak. Esmerleşmek. Karıştırmak. Koyulaştırmak.

Blob : Damla. Kıvamı koyu iri bir damla. Küçük yuvarlak. Hata yapmak. Küçük damla. Sıfır puan (kriket). Su damlası. Küçük kütle. Küçük yuvarlak kütle. Leke.

Tower mustard : Tere.

Stain : Boyama (kimyasal maddeyle) koyulaştırmak. Lekelenmek. Kirlenmek. Vernik. Boya. Leke yapmak. Kirletmek. Renklendirmek. Boyanmak. Leke.

Sully : Kirletmek. İftira etmek. İowa eyaletinde şehir. Alnına leke sürmek. Gölge düşürmek. Biabır etmek. İftira atmak. Alnına leke çalmak. Lekelemek.

Taranis synonyms : family brassicaceae, arabis canadensis, sicklepod, rockcress, rock cress, arabis turrita, brassicaceae, genus arabis, mustard family, tower cress, family cruciferae, cruciferae, dilleniid dicot genus.

Taranis ingilizce tanımı, definition of Taranis

Taranis kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A Celtic divinity, regarded as the evil principle, but confounded by the Romans with Jupiter.