Tartış nedir, Tartış ne demek

Diğer sözlük anlamları:

[Bakınız: dartış]

Tartış isminin anlamı, Tartış ne demek:

Erkek ismi olarak; Armağan.

Fransızca'da Tartış ne demek?:

pesé

Tartış anlamı, kısaca tanımı:

Tartı : Oran, ölçü, karar. Ağırlık. Tartma aleti, çeki. Yelkenleri indirip kaldırmaya yarayan ip.

Tartışılma : Tartışılmak işi.

Tartışılmak : Tartışma işi yapılmak.

Tartışma : Birbirine karşıt düşünceleri karşılıklı savunma. Bir sorun üzerine sözle veya yazılı olarak karşılıklı, bazen de sertçe savunma. Karşılıklı ağır sözler söyleyerek yapılmış olan çekişme, atışma, ağız dalaşı, dil dalaşı, dil kavgası, ağız kavgası, münakaşa.

Tartışma götürmek : Bir konu tartışılabilir olmak.

Tartışmacı : Bir konu ile ilgili ayrı görüşleri savunan kimselerin her biri.

Tartışmacılık : Tartışmacı olma durumu.

Tartışmak : Güreşte karşı karşıya durum alıp elle birbirini yoklayarak rakibin zayıf yanlarını aramak. Bir konu üzerinde, birbirine ters olan görüş ve inançları karşılıklı savunmak. Karşılıklı ağır sözler söyleyerek çekişmek, münakaşa etmek.

Tartışmalı : Tartışılmakta olan, kesinleşmemiş. Tartışma yapılan.

Tartışmasız : Tartışma götürmez.

Tartışmaya girmek : Münakaşa etmeye başlamak.

 

Toplu tartışma : Dinleyici durumunda olanların da söz alabildikleri belli bir konu üzerinde düzenlenmiş toplantı, forum.

Tartma : Tartmak işi. Güreşte rakibi kucağa alıp ayağını yerden kesme. Başörtüsü, yemeni.

Tartışabilme : Tartışabilmek işi.

Tartışabilmek : Tartışma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Tartışılabilme : Tartışılabilmek işi veya durumu.

Tartışılabilmek : Tartışılma imkânı veya olasılığı bulunmak. İlgili cümle: "“Dediğim gibi, yine de verimli olarak tartışılabilir.”" N. Uygur.

Tartışlanmak : Sıçramak: Hayvanın ayağından üzerime çamur tartışlandı.

Tartıştırma : Tartıştırmak işi.

Tartıştırmak : Tartışma işini yaptırmak.

Tartış ile ilgili Cümleler

  • Bir tartışma yaşıyorduk.
  • Ali benimle tartışmadı.
  • Bu tartışmalı olayı yeniden incelememiz gerek.
  • Birçok konuyu tartıştık.
  • Tartışacak başka şeylerimiz var.
  • Dün Tom'la bir tartışma yaşadım.
  • Tartışacak başka hiçbir şey yok.
  • Tartış ve örnekler ver.
  • Tartışacak bir madde daha var.
  • Tartışacak bir işim var.
  • Bunu herhangi biriyle tartışmamalısın.
  • Tartışacak acil bir şeyimiz var.
  • Tartışacak bir şey kalmadı.
  • Komşularımız yine tartışıyorlar.

Diğer dillerde Tartış anlamı nedir?

İngilizce'de Tartış ne demek? : [tartışmak] v. argue, discuss, dispute, debate, negotiate, wrangle, have words with smb., altercate, bicker, brawl, bust, canvass, contend, controvert, join issue with smb., take issue with smb., jangle, moot, have a row with, set to, have a set to, spar