Tastebud türkçesi Tastebud nedir

Tastebud ingilizcede ne demek, Tastebud nerede nasıl kullanılır?

Taste and preferences : İstemi belirleyen temel değişkenlerden biri olup gereksinimlerin karşılanmasından elde edilmesi beklenen fayda ve bu faydanın derecesine göre yapılan sıralama. krş. fayda fonksiyonu. Zevk ve tercihler.

Taste blood : Kan kokmak. Sezmek. Kokusunu almak.

Taste bud : Tat alma organı. Tat tomurcuğu. Tat alma cisimciği. Lezzet tomurcuğu. Dil üzerinde bulunan ve çeşitli papillalara yerleşmiş olan, çeşitli hücreler kapsayan, ikincil duygu hücrelerinin tat duygusunu aldığı mukoza içindeki özel yapılar.

Taste buds : Tat alma cisimciği. Tat alıcıları.

Taste hair : Tat kılı. Tat tomurcuklarındaki hücrelerin tat deliğinden dışarı uzanan mikrovillusları.

Taste perception : Tad alma.

Taste pore : Tat deliği. Tat tomurcuğunu epitelin serbest yüzeyine bağlayan açıklık.

Taste maker : Lezzetli yapan.

You have wonderful taste in clothes : Kıyafet seçiminiz çok zevkli.

Get the taste of : Tadını almak.

İngilizce Tastebud Türkçe anlamı, Tastebud eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tastebud ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Roof of the mouth : Damak.

Neuroepithelium : Nöroepiteliyum. Nöroepitelyum. Embriyonda beyin-omurilik eksenini yapan epitel. Nörepitelyum. Sinirsel uyarımları alan ve nakleden özelleşmiş epitel hücresi.

 

Glossa : Haşiye. Dil. hymenoptera ailesine bağlı sineklerde bulunan dil benzeri yapı. kimi yazarlar tarafından hipofarenks olarak da adlandırılmaktadır. Dil. Dil (anatomi terimi). Glossa. Glosa.

Palate : Tat alma. Damak zevki. Zevk. Tat alma duyusu. Ağız tabanı. Omurgalı hayvanlarda ağzın tavanı. böceklerde farinksin tavanı. palat. Damak. Ağız tadı. Damaklı.

Throat : Ümük. Boğaz. Oyuk damlalık. Gerdan. Dar geçit. Oluk. Spaut. Boğum. Gırtlak. İmik.

Pharynx : Ağız ve burun boşluklarının arkasında, pars oralis faringis ve pars nazalis faringis olmak üzere iki önemli bölümü bulunan, soluk ve yemek borularının giriş kısımlarının önünde yutak duvarları tarafından kuşatılan huni biçimindeki boşluk, farenks, favsiyum. Farinks. Gırtlak. Yutak. Gırtlağı ağız ile birleştiren, en üst ucu burun boşluğuna, ortası ağız boşluğuna ve altı da gırtlağa açılan, üstü geniş altı dar olan boşluğun adı. bu boşluğa boğaz boşluğu da denir. ayrıca bk. boğaz. Konuşma cihazının gırtlak ile dil kökü ve geniz boşluğu arasında kalan ve konuşma sırasında içinden geçen seslere türlü renkler veren boru parçası biçimindeki kısmı. Gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Farenks. Boğaz.

Chemoreceptor : Kimyasal algılayıcı. Kimyasal alıcı. Kemoreseptör. Kimyasal maddelerle uyarılan almaç. Kimyasallar tarafından aktive edilen reseptör. Kimyasal reseptör. Kimyasal enerji değişikliklerini alan almaçlar, kemosensör. dildeki lezzet tomurcukları, burundaki koku almaçları, glomus carotikum ve arcus aorticus’ta bulunan glomus aorticum ve kandaki oksijen, karbondioksit ve ph değişikliklerini alan almaçlar. Kemosensör. Kimyasal algaç.

 

Taste buds : Tat alıcıları.

Clapper : Kaynana zırıltısı. Çan tokmağı. Eski tiyatrolarda alkışlamak için parayla tutulan kişi. (bk. şakşakçı). Eski tiyatrolarda oyunun alkışlanacak yerlerinde seyirciyi etkileyip alkışlamasını sağlayan görevli kişi. oyunun tümünü onaylatabilmek için yığının tepkisinden yararlanan şakşakçı, yaptığı iş karşılığında belli bir ücret alırdı. Klaket. Dil. Kaynana zırıltısı (argo terim). Çan dili. Bazı tecimsel tiyatrolarda, oynanan oyunu seyirciye onaylatmakta etkili olmak için parayla tutulan kişi. bk. şakşakçı.

Taste bud : Dil üzerinde bulunan ve çeşitli papillalara yerleşmiş olan, çeşitli hücreler kapsayan, ikincil duygu hücrelerinin tat duygusunu aldığı mukoza içindeki özel yapılar. Tat tomurcuğu. Lezzet tomurcuğu.

Tastebud synonyms : taste cell, gustatory cell, gustatory organ, epiglottis, lingua, tongue.