Taylorism türkçesi Taylorism nedir

  • İşin zaman ve hareket yasalarına bağlı olarak işçiler arasından o işe uygun olan işçinin seçilmesine ve parça başı ücret ve prim ödemelerine dayanan, iş bölümü-işçi verimliliğini ön planda tutan, buna karşılık üretim bilgisinin yönetim elinde toplanmasına ve işçinin toplam üretim sürecinden koparılmasına yol açan ve f. w. taylor tarafından geliştirilen üretim sistemi.
  • Taylorizm.
  • Taylorculuk.
  • Bilimsel işletmecilik.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Kronometraj sistemi.

Taylorism ingilizcede ne demek, Taylorism nerede nasıl kullanılır?

Taylor approximation : Taylor yaklaşıklığı.

Taylor polynomial : Taylor polinomu.

Taylor rule : Taylor kuralı. Merkez bankalarının kısa dönem borç verme faiz oranlarını, gerçekleşen gayrisafi yurtiçi hasıla ve potansiyel gayrisafi yurtiçi hasıla arasındaki fark ile gerçekleşen enflasyon ve hedeflenen enflasyon oranı arasındaki sapmalar ile aynı yönde değiştirmesi gerektiğini ileri süren ve john taylor tarafından geliştirilen para politikası kuralı.

Taylor series : Taylor dizisi. Taylor serisi.

Taylor series expansion : Taylor serileri genişlemesi.

Hausman and taylor estimator : Hausman-taylor tahmincisi.

Hausman and taylor specification : Hausman-taylor belirginleştirmesi.

Hausman taylor model : Hausman taylor modeli.

 

Taylor : İsim. Teksas eyaletinde şehir. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. New york eyaletinde yerleşim yeri. Bir kadın ismi. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Bir soyadı. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. Mississippi eyaletinde yerleşim yeri.

Taylor white process : Taylor-white süreci.

İngilizce Taylorism Türkçe anlamı, Taylorism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Taylorism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

 

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Taylorism synonyms : abnormal budget expenditures, a group shares, a type mutual funds, ability to pay approach, a change in individual demand, a change in supply.