Temperers türkçesi Temperers nedir

Temperers ingilizcede ne demek, Temperers nerede nasıl kullanılır?

Temperer : Karıştırıcı. Yumuşatıcı. Yoğurucu. Tavcı.

Tempered : Akort etmek. Kıvamlı. Çeliğe su vermek. Tavlı. Kıvamına getirmek. Mizaçlı. Huylu. Sertleştirmek. Sertleşmek (çelik). Sertleştirilmiş.

Tempered glass : Tavlanmış cam. Temperli cam. Havalı cam. Tavlı cam. Kırılmaz cam. Temperlenmiş cam.

Tempered martensite : Menevişli martensit.

Tempered steel : Islah edilmiş çelik. Menevişli çelik. Islah çeliği. Tavlanmış çelik. Temperlenmiş çelik.

Even tempered : Soğukkanlı. Dengeli. Sakin.

Tempered structure : Menevişli yapı. Menevişti yapı.

Bad tempered : Aksi. Huylu. Huysuz. Ters. Kötü huylu.

Ill temperedly : Hırçın bir şekilde. Sinirli bir şekilde. Huysuz bir şekilde. Aksi bir şekilde.

Quick tempered : Asabi. Çabuk öfkelenen. Huysuz. Çabuk sinirlenen.

İngilizce Temperers Türkçe anlamı, Temperers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Temperers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Femme fatale : Baştan çıkaran kadın. Ölümcül veya baştan çıkartıp ayartan kadın. Baştan çıkarıcı kadın. Vamp kadın. Kadın baştan çıkarıcılığı (fransızca).

 

Liquidiser : Sulandırıcı. Sıvılaştırışı. Sıvılaştırıcı. Mikser. Sıvı haline getiren kimse. Sıvılaştıran kimse. Uyaran kimse (liquidizer sözcüğünün alternatif yazım şekli).

Delilah : Fahişe. Gönülçelen. Kadın ismi. Baştan çıkaran. Gönül ayartıcı kadın. Hilekar kadın.

Confounders : Tahrip eden kimse. Karışıklığa neden olan. Kirletici. Karışıklığa ve kargaşaya neden olan kimse.

Siren : Siren. Semender. Çekici ve tehlikeli kadın. Alarm. Büyüleyici güzellikte bir kadın. Canavar düdüğü. Deniz kızı. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Büyüleyici kadın. Denizkızı.

Emollient : Deriyi yumuşatan merhem. Müsekkin. Müleyyin. Yumuşatan (deriyi). Ağrıyı hafifleten ilaç. Yumuşatıcı (cilt). Emoliyan. Yumuşatan.

Agitator : Tahrikçi kişi. Malaksör. Fesat. Çalkalayıcı makine. Kışkırtan. Eylemci. Kampanyacı. Ajitatör. Özdekleri birbirine karıştıran araç. Kışkırtıcı.

Emolient : Yumuşatan. Yumuşatıcı madde.

Kibitzer : Sohbet eden kimse. Karışan kimse. İstenmediği halde öğüt veren kimse. İşgüzar. (konuşma dili) burnunu sokan kimse. Başkalarının işine burnunu sokan kimse. Araya giren kimse.

Woman : Metres. Hanım. Gaco. Kancık. Hatun. Bayan. Zenne. Kadın. Karı. Kadınlar.

Temperers synonyms : enchantress, fabric softener, confounder, disturbing, temperer, emollients, relaxing, plasticizer, adult female, blenders, mixers, softeners, eccoprotic, liquidizer, amalgamators, mixing, laxative, spiv, agitators, balsamic, plasticisers, mixer, flux oil, scrambler, softener, lenitive, amalgamator, softening, blender.

Temperers zıt anlamlı kelimeler, Temperers kelime anlamı

Untempered : Menevişlenmemiş. Su verilmemiş. Tavlanmamış. Yatıştırılmamış.

Man : Yeterince insan olmak. Adam vermek. Adam yerleştirmek. Adamla donatmak. Belirli bir iş için yeterince insan olmak. İnsan. Adam atamak. Erkek. Görev yapmak.