Temporal türkçesi Temporal nedir
- Geçici.
- Muvakkat.
- Maddi.
- Zaman belirten.
- Zamana bağlı.
- Şakak.
- Dünyevi.
- Dindışı.
- Dini olmayan.
- Şakak kemiği ile ilgili.
- Zamanla ilgili.
- Zamana ait.
Temporal ingilizcede ne demek, Temporal nerede nasıl kullanılır?
Temporal adverb : Zaman zarfı.
Temporal bone : Şakak kemikleri. Kafatasının yanlarında bulunan ve birkaç parçadan meydana gelen bir çift kemik. temporal kemikler. Şakak kemiği. Temporal kemik.
Temporal clause : Zaman belirten cümlecik.
Temporal concentration : Herhangi bir görünçlük çevrilirken, gereği olmayan zaman parçalarının atılıp zamanda kısaltma yapılmasını, filmsel zamanın oluşmasını sağlayan işlem. Derişik zaman. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Temporal lobe : Beyin yarım kürelerinin yarı lopları. Temporal lop.
Temporality : Zamansallık. Geçicilik. Dünyevilik. Kilisenin dünyevi mülkleri. Muvakkatlık.
Temporally : Sınırlı bir süre içerisinde. Geçici olarak.
Temporalities : Zamansallık. Muvakkatlık. Kilisenin dünyevi mülkleri. Geçicilik. Dünyevilik.
Temporalis : Şakak kemiği.
Temporals : Muvakkat. Zamana ait. Zamanla ilgili. Dini olmayan. Zamana bağlı. Zaman belirten. Geçici. Dindışı. Maddi. Şakak.
İngilizce Temporal Türkçe anlamı, Temporal eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Temporal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Unreligious : Dine dair olmayan. Sofu olmayan. Din ile ilgili olmaya. Dinsiz. Dindar olmayan.
Earthborn : Topraktan gelen. İnsanoğlu. Topraktan oluşan. Topraktan çıkmış. Ölümlü. İnsan. Fani.
Transitional : Geçişe veya değişikliğe ait. Transisyonal. Hareket eden. Geçişken. Geçişli. Çabuk geçen. Dönüştürülebilir.
Impermanent : Kalımsız. Süreksiz. Devam etmeyen. Daimi olmayan. Kalıcı olmayan. Devamsız.
Deciduous : Kışın yapraklarını döken. Belirli mevsimlerde dökülen. Dökülen. Kışın yapraklarını döken bitki. Yaprak döken. Belli dönemlerde dökülen. Yaprağını döken. Kışın yaprak döken. Her yıl yapraklar dökülen.
Caducity : Zayıflık. Ömürsüz. Hükümsüzlük. Bunaklık. Fanilik. Geçicilik.
Nonreligious : Dinle ilgili olmayan. Diyanetle ilgili olmayan. Dindar olmayan. Dini kurallara bağlı olmayan.
Curable : Tedavi edilebilir. İyileştirilebilir. Tedavisi mümkün ve şifa bulur hasta veya hastalık. Şifa sağlanabilir. Şifalı. İyileşebilir.
Earthlier : Akla yatkın. Olası.
Fading : Sönümlenme. Açılma. Yorulan. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Açılan. Bir sesin gürlüğünün zaman zaman azalması ya da yitmesi durumu. Parlaklığını yitirme. Tükenen. Zayıflayan.
Temporal synonyms : the temple, hylic, provisional, ad interim, scrip, casual, scrips, corporals, transitory, material, earth born, caducous, ephemeral, contagious, ephemerae, temple, earthbound, interims, temporary, tempe, concrete, earthly, earth bound, earthiest, mundane, corporeal, tempus, temples, ad hoc, laic, caduceus, carnal, fleshlier.
Temporal zıt anlamlı kelimeler, Temporal kelime anlamı
Permanent : Sürekli. Yerleşik. Değişmez. Temelli. Baki. Asil. Perma. Permanant. Sabit.
Heavenly : Kutsal. Tanrısal. Cennet gibi. Cennetle ilgili. Cennetsel. Çok güzel. Cennete ait. Nefis. Harika. Gökçe.
Temporal ingilizce tanımı, definition of Temporal
Temporal kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to the temple or temples. A temporal artery. A temporality. Used chiefly in the plural. Anything temporal or secular. Of or pertaining to time, that is, to the present life, or this world. Secular, as distinguished from sacred or eternal. As, the temporal bone.

Bu kısımda Temporal kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Temporal ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Temporal anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Temporal ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.