Tendance türkçesi Tendance nedir
Tendance ile ilgili cümleler
English: Attendance should be good provided the weather is favorable.
Turkish: Hava güzel olması koşuluyla, katılım iyi olmalı.
English: Attendance is mandatory.
Turkish: Katılım zorunludur.
English: I'll take attendance first.
Turkish: İlk kez yoklama alacağım.
English: Attendance is free.
Turkish: Katılım ücretsiz.
English: In Japan, attendance at elementary and junior high school is compulsory.
Turkish: Japonya'da ilk ve orta okula katılmak zorunludur.
Tendance ingilizcede ne demek, Tendance nerede nasıl kullanılır?
Attendance : Katılma. Devam. Gitme. Devam etme. Hizmet. İştirak. İlgilenme. Hizmet etme. Mevcut sayısı. Hazır bulunma.
Attendance book : Yoklama defteri.
Attendance check : Sınıf yoklaması. Devam kontrolü.
Attendance fee : Yarkurul oturumlarına katılan üyelere verilen ücret. Yarkurul ücreti. Huzur hakkı.
Attendance list : Yoklama listesi.
Large attendance : Orada bulunan çok sayıda insan. Büyük katılım.
Non attendance : Gıyap. Katılmama. Gelmeme.
Full attendance : Tam katılım. Herkes mevcut (örneğin, sınıftaki öğrenciler). Eksiksiz katılım.
Superintendance : Denetleme.
Medical attendance : Tıbbi bakım.
İngilizce Tendance Türkçe anlamı, Tendance eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tendance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Desiring : Arzu etmek. Rica etmek. Arzulamak. Yalvarmak. Dilemek. İstemek. İmrenmek. Rağbet. İsteme.
Accuracies : Ayar. Hassasiyet. İncelik. Doğruluk. Titizlik. Yanlış yapmamaya özen gösterme. Tamlık. Kesinlik.
Undertones : Yazı veya eylemde sezilen duygu. Alçak ses. Donuk renk. Bir söz. Alçak ses tonu. Fısıltı. Genel eğilim (borsa). Gizli duygu.
Applications : Sürme. Tatbik. Kullanım. Uygulamalar. Talep. Başvuru. Özen. Uygulama. Yaratıcı bilgisayar uygulamaları.
Attentiveness : Hizmete hazır olma. İncelik. Dikkatlilik. Nezaket. Naziklik.
Cautions : Tembihlemek. İhtar etmek. Tembih etmek. Temkin. İkaz etmek. İhtiyat. Uyarmak. Dikkatini çekmek. İhtar vermek.
Appetence : Doğal eğilim. Arzu. İştah. İstekli.
Care : Kaygı. Aldırmak. Hoşlanmak. Kendini üzmek. İtina. Sorumluluk. Hevesli olmak. İlgilenmek. Özen göstermek.
Disfavor : Gözden düşmek. Hoşlanılmama. Beğenilmeme. Hoşlanmama. Gözden düşme. İtibarsızlık. Gözden düşürmek. Hoşnutsuzluk. Hoşa gitmeme. Beğenmeme.
Tendance synonyms : nonpartisanship, predisposition, leanings, proclivity, perseveration, inclination, benting, literalism, affinity, bent, movement, attention, attitude, disfavour, favour, cautioning, circumspection, trend, understanding, denominationalism, device, proneness, affection, leverages, accuracy, partiality, undertone, drift, sympathy, bias, advertence, tendency, disposition.
Tendance zıt anlamlı kelimeler, Tendance kelime anlamı
Impartiality : Yansızlık. Tarafsızlık.
Partiality : Düşkünlük. Beğenme. Yeğleme. Tarafgirlikten ileri gelen haksızlık. Yanlılık. Asabiyet. Kısmilik. Taraf tutma. Özel sevgi. Tarafgirlik.
Disinclination : İsteksizlik. Gönülsüzlük. Niyeti olmama.
Tendance ingilizce tanımı, definition of Tendance
Tendance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of attending or waiting. Attendance.

Bu kısımda Tendance kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tendance ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tendance anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tendance ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.