Penchant türkçesi Penchant nedir

Penchant ingilizcede ne demek, Penchant nerede nasıl kullanılır?

Penchants : Temayül. Meyil. Eğilim. Tutku.

Pence : Bkz.penny. Peni. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Sent.

Pencil : Kalem ile makyaj yapmak. Kurşunkalemle yazmak. Kurşunkalem. Kaş kalemi. Kalem. Çizmek. Işın demeti. Kurşunkalemle çizmek. Küçük resim fırçası. Karakalem.

Pencil box : Kalemlik. Kalem kutusu.

Pencil case : Kalemlik. Kalem kutusu. Kalem kutu.

Pencil sharpener : Kalem açacak. Kalemtraş. Kurşun kalem açacağı. Kalemtıraş. Kalem tıraş.

Pencil of planes : Düzlemler kalemi.

Pencil of rays : İşık ışınlarının oluşturduğu demet. Işık demeti. Işın demeti.

Pencil of light : Işık demeti. İşık ışınlarının oluşturduğu demet. Uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işık süzmesi. Işık konisi. Işın demeti. Belirli bir yönde yol alan ışınım. (özellikle) ışık ışınlarının oluşturduğu demet.

Penciling : Kurşunkalemle yazmak. Kalem ile makyaj yapmak. Kurşunkalem ile çizme. Karakalem ile çizmek.

İngilizce Penchant Türkçe anlamı, Penchant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Penchant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inclinations : Eğim açısı. Eğinim. Bayır. Beğeni. Heves. Eğilme. Yokuş. Yatma. Eğim.

 

Appetence : İstekli. İştah. Doğal eğilim. Arzu.

Benting : Bükük. Kır. Çimenlik. Azmetmek. Çok istemek. Yetenek. Eğim. Bükülmüş.

Declination : Fiillerde kip, zaman tarz, şahıs, sayı; ad soylu kelimelerde çokluk, iyelik ve adların birbirleriyle ilişkilerini belirleyen durum kavramlarını göstermek için eklerin getirilmesi. bk. ad çekimi ve fiil çekimi. Çekim. Sapma. Sukut. Geri çevirme. Açılım. Düşme. Yatma. Azalma.

Currents : Akıntı. Cereyan. Akım.

Dotage : İkinci çocukluk. Bunaklık. İhtiyarlık. Yaşlılığa bağlı unutkanlık. Dotaj. Bunama. Düşkünlük.

Affinity : Öğe, örge, örge karması ya da değişkenler arasında denge kurarak halkbilim ürünleriyle olaylarının yaşamlarını sağlayan, bunlar arasında yeni ilişkiler düzenleyerek yeni halkbilim ürün ve olaylarını oluşturan güç. bk. öğe, örge, değişken. İki kimyasal madde arasındaki karşılıklı çekicilik, eğilim, meyil. antijen ve antikor arasındaki bağlanma gücü. Güçlü ilgi. Birleşme eğilimi (kimya terimi). Sevgi. İlgi. Benzerlik. Çekicilik. Dünürlük. Evlilikte eşlerden biri ile öbürünün kan yakınları arasında kurulan yakınlık ilişkisi.

Device : Nisan. Plan. Araç. Arma. Donanım. Alıcıyı satış konusuna yaklaştıracak, onda ilgi uyandıracak nitelikteki sözler. Oyun. Hile. Yol. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır.

Undertone : Gizli duygu. Donuk renk. Fısıltı. Alçak ses tonu. Yazı veya eylemde sezilen duygu. Alçak ses. Bir söz. Genel eğilim (borsa).

Predilection : Hayranlık. Özel tutku. Yeğleme. Yeğ tutma. Predileksiyon. Bir hastalığın tercihen oturduğu yer. Sevgi. Tercih.

 

Penchant synonyms : declinations, inclination, ardency, addiction, leverages, ambition, proneness, penchants, bias, tendance, declivity, declivities, leanings, propensities, leverage, cult, leaning, acquired taste, fondness, disposition, compulsion, propensity, taste, craving, ambitions, bent, devices, aptitude, undertones, bents, calling, grade, desiring.

Penchant zıt anlamlı kelimeler, Penchant kelime anlamı

Dislike : Antipati duymak. Beğenmemek. Hoşlanmamak. Beğenmeme. Hoşuna gitmemek. Nefret etmek. Hoşlanmama. Sevmemek. Hoşa gitmeme.

Penchant ingilizce tanımı, definition of Penchant

Penchant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a penchant for art. Bias. Decided taste. A game like bézique, or, in the game, any queen and jack of different suits held together. Inclination.