Tendered türkçesi Tendered nedir

Tendered ile ilgili cümleler

English: She tendered her resignation.
Turkish: İstifasını sundu.

Tendered ingilizcede ne demek, Tendered nerede nasıl kullanılır?

Tenderer : Hassas. Taze. Nazik. İhale katılımcısı. Şefkatli. Teklif veren. Gevrek. Duyarlı. İhale teklifi veren. Müşfik.

Tenderest : Yumuşak. Duyarlı. Mülayim. Hassas. Gevrek. Müşfik. Sevecen. Alıngan. Taze. Nazik.

Contendere : (hukuk terimi) nolo contendere ifadesinin bir parçası (itiraz olmadan', mahkemeye çıkma isteği olmadan, davalının teknik olarak suçu kabul etmeden hüküm alması talebi). Suçun kabulü.

Tender age : Çok genç yaş. Çok küçük yaş.

Tender an oath to somebody : Yemin ettirmek.

Tender of resignation : İstifa mektubu. İstifa.

Tender guarantee : İhale teminatı. Geçici teminat mektubu. Teklif garantisi. İhale garantisi. Geçici teminat.

Tender for : Teklifte bulunmak.

Tender skin : Hassas cilt.

Tender laws : İhale kanunu.

İngilizce Tendered Türkçe anlamı, Tendered eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tendered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sensitive : Duygulu. Alıngan. Film, mercek, ışıkölçer, vb. gereç ve aygıtların, kendilerine özgü işlerde iyi sonuç verebilecek nitelikte olduğunu anlatır genel terim. Hassas kimse. Çabuk etkilenen. Duyarlı. Duyar. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hassas, duygulu, uyarıları alacak yetenekte. İçli.

 

Sentimental : Duygusal. İçli. Duygulu. Hassas. Duygulara hitap eden. Hissi.

Affording : Zaman ayırabilmek. Zamanı olmak. Gücü yetmek. Göze almak. Parası yetmek. Çıkışmak. Maddi gücü yetmek. Bulabilmek. Karşılamak (parasal olarak).

Ascribe : Yormak. Ayırmak. Atfetmek. Yüklemek. İsnat etmek. Hamletmek. -e yormak. Üstüne atmak. Yakıştırmak.

Accorded : Uyum sağlamak. Uymak. Bağdaşmak.

Offers : Adamak. Ortaya çıkmak. İkram etmek. Bildirmek. Açmak (savaş). Sunulan.

Costs : Masarif. Tutmak. Maliyetler. Sarfiyat. Mal ya da hizmetler ve borçlar karşılığı yapılan ödemeler. Giderler. Neden olmak. Mal olmak.

Ascribes : -e yormak. Ayırmak. Üstüne atmak. Hamletmek. Yakıştırmak. Yormak. Atfetmek. İsnat etmek. Yüklemek.

Administer : İcra etmek. Ettirmek. Hizmet etmek. Verdirmek. Müdürlük etmek. İdare etmek. Tayin etmek. Tatbik etmek. Vermek (ilaç veya ceza vb).

Allowing : İtiraf etmek. İndirim yapmak. Ayırmak. Hesaba katmak. Bırakmak. İzin vermek. Fikrinde olmak. İmkan vermek. Kabul etmek.

Tendered synonyms : sore, propounding, allow, painful, bade, proffers, compere, propound, move, tendering, afforded, bestows, bestow, proffered, amount to, confers, do, presents, emceed, propounded, make a suggestion, conferred, protective, propose, bring in, demur, accords, add up to, bidden, hold up, bring forward, lodged, dish.

Tendered zıt anlamlı kelimeler, Tendered kelime anlamı

Hard : Sıkı. Zor. Sağlam. Ağır. Şiddetli. Ekşimiş. Çetin. Nasırlı. Ekşi. Acı (su).

Tough : Güçlü. Sert. Baş belası. Çetin. Sert (kösele vb). Külhanbeyi. Kabadayı. Suç batağı. Zorlu. Zor.

Painless : Istırap vermeyen. Ağrısız. Sancısız. Meşakkatsiz. Istırap vermeme. Zahmetsiz. Acısız.