Tepeli patka nedir, Tepeli patka ne demek

Tepeli patka; bir hayvan bilimi terimidir.

  • Orta Anadolu'da yaşayan dalıcı ördek

Biyoloji'deki anlamı:

Kuşlar (Aves) sınıfının, kazlar (Anseriformes) takımının, ördekgiller (Anatidae) familyasından, 43 cm kadar uzunlukta, erkeklerde baş ve boyun mor parıltılı siyah renkte olan, Türkiye'nin her tarafında kışlayan, kuluçka zamanı durgun ve ağır akan sularda, göç zamanı donmayan bütün tatlı sularda görülen göçmen bir tür. Patka.

İngilizce'de Tepeli patka ne demek? Tepeli patka ingilizcesi nedir?:

tufted duck

Tepeli patka hakkında bilgiler

Tepeli patka (Aythya fuligula), ördekgiller (Anatidae) familyasından 45 cm. boyunda, bir milyon nüfuslu bir dalıcı ördek türü.

Yetişkin erkekler beyaz böğürleri ve mavi-gri gagaları haricinde tamamen siyahtırlar. Türe adını veren tepeli bir başları vardır.

Yetişkin dişiler, soluk kahverengi böğürlü, dalmaları diğer ördeklere nazaran daha basitçedir.

Bu kuşlar dalarak ya da suda besinlerini bularak beslenirler. Yumuşakçalar, sucul böcekler ve bazı bitkiler besinleridir. Gece ya da gündüz beslenebilirler.

Tepeli patka anlamı, tanımı:

Dalıcı : Dalma özelliği olan.

Ördek : Yataktan kalkamayacak durumdaki erkek hastaların içine idrarlarını yaptıkları kap, lazımlık, oturak. Perde ayaklılardan, evcil ve yabani türleri bulunan su kuşu, badi, badik (Anas). Hile ile para sızdırılacak kimse, enayi. Otobüs ve minibüs sürücülerinin yollardan aldıkları biletsiz yolcular için kullandıkları bir söz.

 

Tepeli : Tepesi olan. Başında sorguç, hotoz vb. bir süs bulunan (kuş).

Tepe : Birinin yanı başı, baş ucu. İkizkenar bir üçgende eşit kenarların kesişme noktası. Bir yerin, bir nesnenin vb.nin üstü, hizası. Yüksekliği genellikle birkaç yüz metreyi geçmeyen, çok kez tek başına, yamaçları yatık yer biçimi. Bakışım ekseni bulunan bir eğrinin veya yüzeyin bu eksenle kesişme noktalarından her biri. Başın üst, kafatasının iki kulak arasında kalan bölümü. Bir şeyin en üstteki bölümü. Çokgende veya çok yüzlüde köşelerden her biri.

Orta : Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Orantı. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Ne uzun ne kısa, midi. İyi ile kötü arasındaki durum. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer.

 

Anadolu : Ön Asya'nın bir parçası olarak Türkiye'nin Asya kıtasında bulunan toprağı, Rum.

Familya : Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile. Karı, eş. Aile.

Boyun : Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer. Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi. Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım.

Milyon : Bin kere bin, 1.000.000. Bu sayının adı.

Nüfus : Kişi. Bir ülkede, bir bölgede, bir evde belirli bir anda yaşayanların oluşturduğu toplam sayı, popülasyon. Ortak bir özellik gösteren kimselerin bütünü.

Yetişkin : Beden, ruh ve duygu bakımlarından olgunluğa erişmiş olan (kimse). Gelişimin herhangi bir yönünde veya tümünde duraklama düzeyine erişmiş olan. Evlenme çağına gelmiş (kimse). Yetişmiş, olgunlaşmış. Kanunların belirttiği belli bir yaşı aşmış, toplumsal sorumluluklarını bilme durumunda olan genç.