Terminal point türkçesi Terminal point nedir

Terminal point ingilizcede ne demek, Terminal point nerede nasıl kullanılır?

Terminal : Nihayet. Taşıma dizgesinin çalışmasıyla, taşıtların durup yolcu ve yük indirip yüklemeleriyle ilgili her türlü kolaylıkların ve yapıların bulunduğu yer. Uç. Ölen. Son hece. Terminal. Dönemle ilgili. Öldürücü. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir elektrik bağlantısının yapıldığı nokta. akımın bir aygıta giriş ve çıkış noktası.

Point : Doğrultmak. Çıkmak (çıban vb). Tevcih etmek. Punto. Nokta. Ferma yapmak (av köpeği). Sivrilmek. Sayı. Fermaya oturmak. Uç vermek.

Terminal area : Terminal sahası. Terminal alanı. Uç alan.

Terminal arteries : Arterlerin son kolları olan kılcal damarları oluşturmadan önceki arteryel pleksusler. terminal arterler böbrek, dalak ve beyinde görüldüğü gibi doğrudan kılcal damarlara açılırlar. Terminal arterler.

Terminal arteriole : Terminal arteriyol.

Terminal bar : Örtü veya salgı epitel hücrelerinin komşu hücrelerin apikal kısımlarında ışık mikroskobunda koyu bir çizgi halinde gözlenen, elektron mikroskobunda ise bu yapıların zonula okludens, zonula aderens ve makula aderensleri içeren bağlayıcı komplekslerin yapmış olduğu oluşum. Terminal bar.

 

İngilizce Terminal point Türkçe anlamı, Terminal point eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Terminal point ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Termination : Bitirme. Netice. Çekim eki. Ad ve fiil kök veya gövdeleri üzerine gelerek durum, sayı, zaman, kişi gibi gramer ilişkileri kuran ekler. ad çekimi, iyelik, teklik çokluk, fiil çekimi, fiil çekimindeki zaman ve şahıs ekleri işletme ekleridir: bu insan-lar-ı bir uykusuzluk gece-si-n-de sadece bir gölge gibi gör-müş-t-üm. şimdi bu gölge-ler beni yavaş yavaş, daha öte-ler-e ve derin-ler-e çağır-ıyor. baş-lar-ı-n-ın etraf-ı-n-da-ki aydınlık değiş-i-yor, muamma-lar-ı-n-ı çözme-y-e çalıştıkça bir yığın çetrefil meseleyle karşılaş-ıyor-um. (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi, s. 89) vb. Uçlandırma. Doğum. Son. Sonlandırma. Bozma. Bitim.

Connecting terminal : Bağlantı klemensi. Birleştirme klemensi.

Terminus ad quem : Final noktası. Varış yeri. Zamandaki en son nokta. Son nokta. Amaç ya da bitiş noktası. Hedef. Bitiş noktası. (latince) son. Bitiş veya bitim tarihi.

End point : Oylumsal çözümlemede, ayarlı derişimdeki tepkenle, belirlenmek istenenin eşdeğer olduğu ve kullanılan belirtecin renk değiştirdiği eşdeğerlik noktası. Son nokta. Son çekit. Nihai nokta. Nötrleştirme noktası. Dönüm noktası.

Terminal : Ölümcül hastalığın son aşamasına ait. Sona ait, uçta bulunan, son, bitim. Uç. Bir elektrik bağlantısının yapıldığı nokta. akımın bir aygıta giriş ve çıkış noktası. Otobüs terminalı. Tren garı. Uçta bulunan. Bağlantı uçları. Son durak. Uçbirim.

Endpoint : Bitim noktası. Bitiş noktası. Bir çizginin iki tarafında onun sınırlarını işaret eden nokta (matematik). Enson.