Terrorized türkçesi Terrorized nedir

  • Dehşete düşürmek.
  • [#korku Korkutmak].
  • Korkutulmuş.
  • Dehşete düşürülmüş.
  • Terörize edilmiş.

Terrorized ile ilgili cümleler

English: The Klan often terrorized blacks.
Turkish: Klan çoğunlukla siyahları terörize etti.

Terrorized ingilizcede ne demek, Terrorized nerede nasıl kullanılır?

Terrorize : Korkutmak. Yıldırmak. Dehşete düşürmek. Dehşet vermek. Tedhiş havası estirmek. Terör saçmak. Korku vermek. Şiddet kullanarak yıldırmak. Terörleştirmek. Ortalığı kasıp kavurmak.

Terrorizes : Şiddet kullanarak yıldırmak. Yıldırmak. Tedhiş havası estirmek. Terörleştirmek. Dehşet vermek. Korkutmak. Terör saçmak. Korku vermek. Dehşete düşürmek. Ortalığı kasıp kavurmak.

Terrorization : Terörleştirme. Yıldırma. Korkutma.

Terrorizing : Terör estirme. Terörize etme. Tedhiş. Terör estiren. Korkutmak. Dehşete düşürmek.

Terrorific : Dehşetli. İğrenç. Çok korkutucu. Tüyler ürpertici. Korkunç. Berbat.

Terrorism : Terörizm. Terörism. Tedhişçilik.

Terrorist gang : Teröristler grubu. Terörist faliyetlere dahil olmuş insanlar çetesi. Terörist çete.

Terrorist act : Terör eylemi. Terörist aktivite. Bir terörist tarafından gerçekleştirilen şiddet eylemi. Terörist faaliyet. Terörist eylem.

Terrorist group : Bir amaca ulaşmak için şiddet eylemleri gerçekleştiren grup. Terörist grup.

 

Terrorising : Dehşete düşürmek. Dehşet salmak. Terör estirme. Gözünü korkutmak. Terör estiren. Çok korkutmak. Gözdağı ve tehdit yoluyla baskı altında tutmak veya egemen olmak (ayrıca terrorize). Tedhiş. Terörize etme.

İngilizce Terrorized Türkçe anlamı, Terrorized eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Terrorized ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aweing : Saygıyla karışık korku. -i dehşete düşürmek. Korku. Korku vermek. Korkuyla karışık şaşkınlık. Korkuyla karışık saygı. Dehşet. Huşu içinde bırakmak. Şaşkına uğratmak.

Appalls : Ürkütmek. Şoka uğratmak. Sarsmak. Dehşete düşmek. Şoke etmek. Yıldırmak.

Bullied : Zorlamak. Zulmetmek. Zorbalık etmek. Gözü korkutulmuş. Sindirilmiş.

Alarm : Alarma geçirmek. Telaşa düşürmek. Bilgisayar, tiyatro alanlarında kullanılır. Heyecan sinyali. Tehlikeyi bildirmek. Tehlike işareti. Bir tehlike durumunda tiyatro yapısı içindeki kişileri uyaran aygıt. Uyarı aracı. Dehşet. Kızıl ötesi bir vericiyle hedeflere yoğunlaşarak üzerlerine ısı yayan füze.

Affright : Korku.

Intimidated : Gözü korkutulmuş. Gözü korkmuş. Sinmiş. Sindirilmiş. Tehdit edilmiş. Tehdit veya güç ile baskı yapılmış.

Bulldozed : Buldozerle üzerinden geçmek. Gözdağı vermek. Buldozer ile temizlemek.

Awe : Korku vermek. -i dehşete düşürmek. Huşu içinde bırakmak. Ululuk. Huşu. Şaşkına uğratmak. Korku ve merakla karışık saygı. Dehşet. Haşmet.

Panic : Panik. Paniğe kapılmak. Ürküntü. Paniğe kaptırmak. Bir çekince karşısında kalan bireylerin ya da kalabalıkların her türlü denetimin dışında davranmalarının yol açtığı karışıklık. Ürkü. Panik olmak. Panik yapmak. Paniğe uğratmak.

 

Administer a shock : Ürkütmek.

Terrorized synonyms : consternate, hale, spooked, force, faze, terrified, affrighted, curdle the blood, pressure, fright, dismay, dismays, appaling, awing, dismayed, consternated, appall, appalled, terrorise, fazed, browbeaten, squeeze, startled, scare, appal, coerce, terrify, appals, bulldoze, affrights, affear, cowed, terrorised.