Testers türkçesi Testers nedir

Testers ile ilgili cümleler

English: The police threw many tear-gas grenades at the protesters.
Turkish: Polis göstericilere bir sürü biber gazı bombası attı.

English: The president ignored the protesters outside his office.
Turkish: Genel müdür ofisin dışındaki protestocuları görmezden geldi.

English: The protesters barricaded the entrance.
Turkish: Protestocular girişe barikat kurdular.

English: The protesters demanded government reform.
Turkish: Protestocular hükümetten reform talep etti.

English: The protesters burnt down the synagogue.
Turkish: Göstericiler sinagogu ateşe verdiler.

Testers ingilizcede ne demek, Testers nerede nasıl kullanılır?

Attesters : Şahit. Tanık.

Detesters : Nefret eden. İğrenene kimse. Tiksinen. Nefret eden kişi.

Protesters : Gösterici. İtirazcı. Protestocu.

Battery tester : Akü test cihazı. Akü kontrol cihazı. Şöntlü voltmetre. Akü test aleti. Akü kontrol aygıtı. Akümülatör kontrol cihazı.

Brake pressure tester : Fren basıncı kontrol aleti. Fren basıncı kontrol cihazı.

Knoop hardness tester : Knoop sertlikölçeri. Knoop sertlik ölçeri.

Gas tester : Uçun bulucu. Gaz sezici. Gaz detektörü.

Nozzle tester : Püskürteç denet aygıtı. Püskürteçte, püskürtme basıncını ölçmeğe yarayan bası ölçerli aygıt.

 

Hardness tester : Sertlikölçer. Sertlik ölçme aygıtı.

Cell tester : Batarya voltmetresi. Akü batarya voltaj voltmetresi.

İngilizce Testers Türkçe anlamı, Testers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Testers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hesperian : Bir batı ülke yerlisi veya burada yaşayan. Batılı.

Bowers : Kuşatmak. Kameriye. Göz demiri. Özel oda (kadınlar için). Kulübe. Göz demiri (gemi). Demiri. Özel oda (kadın). Çardak.

Dorse : Genç morina balığı. Kanopi. Güneşlik. Bir kitabın arkası.

Arbours : Mil. Dingil. Pergole. Küçük bahçe köşkü. Ağaçlandırma. Ağaç dikme. Çardak. Kameriye. Ormanda gölgelik yer.

Awnings : Güneşlik.

Canopies : Kanopi. Baldaken. Kaplamak. Saçak. Örtmek. Paraşüt. Kubbe. Gölgelemek.

Arbor : Ormanda gölgelik yer. Dingil. Ağaçlandırma. Ağaç dikme. Çardak. Küçük bahçe köşkü. Mil. Arbor. Ağaç.

Dais : Podyum. Çardak. Konuşmacı kürsüsü. Sahte. Platform. Konuşma yükseltisi. Kürsü.

Bowered : Çardak. Kuşatmak. Demiri. Kameriye. Göz demiri. Özel oda kadın. Özel oda (kadınlar için). Bahçe kulübesi. Kulübe.

Occidental : Batı'ya özgü. Karasal. Garp. Batı. Batı ile ilgili. Batılı.

Testers synonyms : occident, marquees, experimenters, canvased, tester, essayer, canvas, essayers, arbors, sun blind, baldachins, bower, arbour, daises, sunshade, canvases, test equipment, triers, canopying, dossal, west, attempters, trier, testing machine, experimenter, testing device, baldachin, canvasses, bowering, experimentist, marquee, awning, canopy.

 

Testers zıt anlamlı kelimeler, Testers kelime anlamı

Eastern : Doğuya ait. Doğu. Doğuyla ilgili. Doğuya ilişkin. Kung-fu filmi. Doğuda olan. Şarki. Doğusal. Uzak doğu'nun bireysel savunma sanatları olan kung-fu (çin) ile karate'ye (japon) dayanan film çeşidi. hong kong, singapur, güney kore yapımevlerince çevrilen bu filmler, özellikle 1970'lerden başlayarak bütün dünyayı sardı. el ve ayağın bir silah olarak kullanılmasından kaynaklanan kung-fu ve karate filmlerinin belli başlı özellikleri şunlardır: çok devingen, başdöndürücü bir dizem; kırıcı, öldürücü, çoğu kez sadizme varan şiddet; öç alma olgusu çevresinde oluşan konu; birbirinden kesinlikle ayrılan iyiler ve kötüler; sinema hilelerinin bol bol kullanılması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Unproved : İspatsız. İspatlanmamış.