That is türkçesi That is nedir
- Yani.
That is ile ilgili cümleler
English: A bento is a small meal made of boiled rice and seaweed, that is sold in cheap wooden boxes.
Turkish: Bir bento haşlanmış pirinç ve deniz yosunundan yapılan küçük bir yemektir, bu ucuz ahşap kutularda satılmaktadır.
English: "To live is the rarest thing in the world. Most people exist, that is all."
Turkish: “Yaşamak dünyadaki en nadir şeydir. Birçok insan sadece var olur, hepsi bu.”
English: A party will be held next Saturday, that is to say, on August 25th.
Turkish: Gelecek Cumartesi, yani 25 Ağustos'ta bir parti düzenlenecek.
English: A function that is differentiable everywhere is continuous.
Turkish: Ayırdedilebilir bir işlev her yerde süreklidir.
English: A function that is both quasiconvex and quasiconcave is quasilinear.
Turkish: Hem yarı-dışbükey hem de yarı-içbükey olan bir fonksiyon yarı-doğrusaldır.
That is ingilizcede ne demek, That is nerede nasıl kullanılır?
That : -en. -an. Diye. Öteki. -diği. O. Bu kadar. -dığı. İçin. Şu.
Is : -dır. Uluslararası sistem. -dir. Bilim adamları için bütün kalıcı metrik sistem (uzunluk, zaman, elektrik akımı, sıcaklık, ışık şiddeti, madde miktarı ve kütle temel ölçü birimleri ile). Olmak.
That is all : Hepsinin özeti. İşin özü bu. Hepsi bu.
That is another pair of shoes : Bu başka bir ayakkabı çifti. Bu kesinlikle ayrı bir konu. Bu tamamen farklı bir konu.
That is another story : Bu başka konu.
That is not done : Bu yapılamaz.
That is no concern of mine : Beni ilgilendirmez.
İngilizce That is Türkçe anlamı, That is eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak That is ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
In short : Açıkçası. Kısaca. Özetlersek. Muhtasar olarak. Sözün kısası. Hulasa. Uzun lafın kısası. Velhasıl. Velhasıl kelam.
Scilicet : Demek ki.
You know : Farkındasın. Bilirsin işte. Hani. Bildiğin belli. Anlarsın işte. Bilirsin. Anlarsın ya. Biliyorsun.
That is to say : Şöyle ki. Bir başka ifadeyle. Bu demek oluyor ki. Demek ki. Bir başka deyişle.
Viz : Demek ki. Demek oluyor ki.
Scil : Demek ki.
In other words : Başka bir deyişle. Diğer bir deyişle. Diğer bir ifadeyle. Bir başka anlatımla. Başka bir ifadeyle. Bir başka ifadeyle. Demek.
Id est : İ.e. Demek ki. That is (yani).
So to speak : Tabiri caizse. Adeta. Öyle de denebilir. Deyim yerindeyse. Tabir caizse.
In a sense : Bir anlamda. Bir yönden. Bir şekilde. Bir bakıma. Bir manada.
That is synonyms : namely, nominately, ie, to wit, in a word.

Bu kısımda That is kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede That is ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce That is anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz That is ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.