The bill please türkçesi The bill please nedir

  • Hesap lütfen.

The bill please ile ilgili cümleler

English: Waiter, may I have the bill please?
Turkish: Garson, hesabı alabilir miyim lütfen?

The bill please ingilizcede ne demek, The bill please nerede nasıl kullanılır?

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık.

Bill : Kağıt para. Belirli miktar paranın, belirli bir vade sonunda ödeneceğini gösteren, üzerinde düzenleme yeri veya ödeme yeri ifadelerinden en az birinin bulunduğu bir yıldan kısa vadeli borç senedi. krş. adi senet, tahvil. Tiyatro programı. Poliçe. Afiş. Liste. Fatura. Yasa tasarısı. Beyanname. Burun.

Please : Memnun etmek. Sevindirmek. Tenezzül etmek. Lütfen. Gönül almak. Hoşuna gitmek. Gönlünü almak. Buyurmak. Keyif vermek. Gönlünü etmek.

The bill is on me : Hesap benden.

The bill was endorsed : Fatura onaylandı. Çekin veya senedin sahipliği imzalanarak bir başkasına devredildi. Çek ciro edildi.

Foot the bill : Parasını vermek. Hesabı çekmek. Tüm masrafları üstlenmek. Parayı çekmek. Sorumluluğu almak. Ödemek. Para sökülmek. Hesabı kapatmak. Bedelini ödemek. Hesabı ödemek.

 

Fill the bill : Eksikliği doldurmak. Gereken özellikleri karşılamak. Uygun gelmek. İşi kıvırmak. Bir göreve uygun olmak. İhtiyacını karşılamak. İşini görmek. İşe yaramak. İsteneni yapmak. Uygun düşmek.

Pay the bill : Hesabı kesmek. Hesap görmek. Hesabı ödemek. Fatura ödemek.

May i have the bill : Hesap alabilir miyim.

Fit the bill : Eksikliği doldurmak. İhtiyaca uygun olmak. İşe yaramak. Aranan vasıflara haiz olmak. Nitelikleri karşılamak. Tam istediği şey olmak. Uygun olmak. Amaca uymak. Gereken özellikleri karşılamak. Bir göreve uygun olmak.