The blue vault türkçesi The blue vault nedir

The blue vault ingilizcede ne demek, The blue vault nerede nasıl kullanılır?

The : Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Blue : En iyi doğrusal yansız tahminci. Çivit. Açık saçık. Har vurup harman savurmak. Hüzünlü. Çürümüş. Morarmış. Çarçur etmek. Blue. Keyifsiz.

Vault : Hela çukuru. Sıçrama. Yüksek atlama. Atlama. Korunak. Filmlerin dış etkilerden korunması ve saklanmasında kullanılan, havalandırma ve yangın söndürme donanımı bulunan madenden korumalık. Kemer yapmak. Filmin yanıcı, çabuk bozulma özelliği göz önüne alınarak, çeşitli güvenlik önlemleri uygulanan, film saklamaya yarayan özel yapı. Kemer atmak. Mahzen.

The blue : Deniz. Mavilik. Sema. Şiirlerde gök. Gök.

The blue devils : İç sıkıntısı.

In the blues : Üzüntülü. Melankolik. Efkarlı. Hüzünlü.

Out of the blue : Beklenmedik biçimde. Umulmadık. Hop diye. Birdenbire. Çat kapı. Damdan düşercesine. Beklenmedik. Damdan düşme. Damdan düşer gibi. Beklenmedik bir anda.

A bolt from the blue : Hiç umulmayan bir haber. Hiç beklenmedik bir haber. Hiç beklenmedik bir olay. Hiç beklenmedik şey. Hiç umulmayan bir olay. Hiç beklenmedik bir iş. Hiç umulmayan bir iş. Sürpriz. Tepeden inme. Beklenmedik ve şok edici süpriz veya olay.

 

Get the blues : Morali bozulmak.

Bolt from the blue : Labbadak. Beklenmedik sürpriz. Tepeden inme. Ani sürpriz. Beklenmedik veya şoke edici sürpriz veya olay (örneğin, she had been working in the company for twenty years, so when she quit, it must have felt like a bolt from the blue {bu şirket için yirmi yıl çalışmıştı, işi bırakması tam bir şok yaratmış olmalı}). Beklenmedik sürpiz.

İngilizce The blue vault Türkçe anlamı, The blue vault eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The blue vault ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Canopy : Sayvan. Gölgelik. Örtmek. Kaplamak. Tente. Kubbe. Baldaken. Saçak. Örtü.

Celestial sphere : Gökkubbe. Gök küre. Gökküresi. Göksel küre. Gök kubbesi.

Canopy of heaven : Gökyüzü.

Empyrean : Göksel. Sema. Semavi. Ulu. Gökkubbe. Yüce. Göğe ait. Gök kubbesi.

Welkin : Gökkubbe. Sema. Gökyüzü. Gök kubbesi.

Vault of heaven : Gök kubbesi. Gökyüzü. Gökkubbe. Yıldızların serpilmiş gibi göründüğü büyük kubbe.

Canopying : Kanopi. Tente. Baldaken. Örtmek. Gölgelemek. Saçak. Sayvan. Kaplamak. Gölgelik.

Welkins : Gök kubbesi. Sema. Gökkubbe. Gökyüzü.

Canopies : Örtmek. Örtü. Saçak. Kubbe. Gölgelik. Gölgelemek. Baldaken. Kaplamak. Paraşüt. Sayvan.

The blue vault synonyms : the vault of heaven, firmament, empyreans, heavens, vault of the sky.