The blue türkçesi The blue nedir
The blue ile ilgili cümleler
English: Ali is the man wearing the blue tie.
Turkish: Ali mavi kravat takan adam.
English: Blend the blue paint with the yellow paint.
Turkish: Mavi boyayı sarı boyayla karıştır.
English: Ali opened the blue door.
Turkish: Ali mavi kapıyı açtı.
English: Go out and look at the blue skies.
Turkish: Dışarı çıkıp mavi göklere bak.
English: A white cloud is floating in the blue summer sky.
Turkish: Beyaz bir bulut mavi yaz gökyüzünde yüzüyordu.
The blue ingilizcede ne demek, The blue nerede nasıl kullanılır?
The : Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.
Blue : Mavi yapmak. Müstehcen. Açık saçık. Hüzünlü. Maviye boyamak. Keyifsiz. Morali bozuk. Üzgün. Mavi. Muhafazakar partili.
The blue devils : İç sıkıntısı.
The blue vault : Gök kubbe.
The blues : Can sıkıntısı. Efkar. Hüzün. Bir çeşit caz müziği.
A bolt from the blue : Umulmadık şey. Sürpriz. Hiç beklenmedik şey. Hiç umulmayan bir iş. Hiç umulmayan bir haber. Hiç umulmayan bir olay. Beklenmedik ve şok edici süpriz veya olay. Hiç beklenmedik bir haber. Tepeden inme. Hiç beklenmedik bir olay.
Bluest of the blue chips : Mavilerin mavisi. Mavi boncuklular arasında öne çıkan eniyiler.
İngilizce The blue Türkçe anlamı, The blue eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak The blue ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Saltwater : Deniz suyuna ait. Tuzlu suda yaşayan. Tuzlu suya ait. Tuzlu su (ile ilgili). Tuzlu suya özgü. Tuzlu su.
Skys : Kubbe. Havaya atmak. Hava sahası. Asuman. Gökyüzü. Yükseğe atmak. İklim.
Welkins : Gökyüzü. Gök kubbesi. Gök kubbe. Gökkubbe.
Heavens : Gök kubbesi. Mutluluk. Gökkubbe. Gökyüzü. Gök kubbe. Cennet. Semavat.
Empyreans : Göksel. Gök kubbe. Gökkubbe. Göğe ait. Gök kubbesi.
Olympus : Cennet. Olimpos dağı. Olimpos.
Bluest : Sınav. Canı sıkkın. Mavi yapmak. Açık saçık. Muhafazakar partili. Morali bozuk. Maviye boyamak. Çivit. Hüzünlü.
Brines : Salamura suyu. Turşu suyu. Tuzlu su. Okyanus. Salamura. Deniz suyu.
Caelum : Çelikkalem. Bir takımyıldızın adı. Çelikkalem (takımyıldızı).
Heaven : Cennet. Gökyüzü. Mutluluk. Ç.gökyüzü. Tanrı. Allah. Saadet. Tanrı katı.
The blue synonyms : mare, sea row, marine, brine, maritime, deep, firmament, nautical, mains, zion, welkin, sky border, celestial, blue, bluer, vault of the sky, empyrean, blueness, naval, sky, empyreal, sea, main.

Bu kısımda The blue kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede The blue ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce The blue anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz The blue ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.