The blues türkçesi The blues nedir

The blues ile ilgili cümleler

English: Ali taught me how to play the blues on the piano.
Turkish: Ali bana piyanoda blues çalmayı öğretti.

English: I have the blues today.
Turkish: Bugün sıkıntıdan patlıyorum.

English: I often get the blues.
Turkish: Ben sık sık efkarlanırım.

English: I enjoy playing the blues.
Turkish: Blues çalmaktan hoşlanırım.

English: Ali has been teaching me how to play the blues.
Turkish: Ali bana nasıl blues çalacağımı öğretiyor.

The blues ingilizcede ne demek, The blues nerede nasıl kullanılır?

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Blues : Caz. Hüzünlü müzik. Blues. Hüzün. Amerikan zencilerinin hüzünlü aşk şarkısı. Efkar. Keder. Bunalım. Hapishane kıyafetleri. Maviler.

Get the blues : Morali bozulmak.

Have the blues : Kederli olmak. Hüzünlü olmak. Efkar basmak.

In the blues : Efkarlı. Üzüntülü. Melankolik. Hüzünlü.

The 2004 tsunami : 2004 tsumanisi. 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami. 26 aralık 2004'teki büyük tsunami. Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225.

 

The 1967 borders : 1967 sınırları. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi). Yeşil hat.

İngilizce The blues Türkçe anlamı, The blues eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The blues ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ruefulness : Pişmanlık. Keder. Kederlilik.

Dolefulness : Kasvet. Keder. Sıkıntı.

Drabness : Yavanlık. Melankoli. Zevksizlik. Kasvet. Durgunluk. Rüküşlük. Sersemlik. Belirsizlik. Sönüklük.

Melancholy : Karasevda. Kasvet. Karasevdalı. Bunalım. Karaduygu. Hüzünlü. Melankolik. Melankoli.

Dumps : Depresyon. Mutsuzluk. Kuruntu. Neşesizlik (gayriresmi). Keder. Üzücü durum. Gam. Neşesizlik. Üzüntü.

Doles : Yardım. Keder. İşsizlik parası. Yoksulluk yardımı.

Tiresomeness : Bıkkınlık. Bezginlik. Yorgunluk. Tükenmişlik.

Blahs : Hoşnutsuzluk.

Dreariness : Belirsizlik. Keder. Kasvet. Melankoli.

The blahs : Depresyon.

The blues synonyms : gloom, dole, megrims, boredoms, vexation, wistfulness, the megrims, gloominess, ideas, ennuis, tediums, ennui, megrim, melancholies, thoughts, blues, tedium, dejection, dullness, sadness, dejections, boredom, doldrums, doled.