The cabinet türkçesi The cabinet nedir

  • Vitrinli dolap.
  • Politik meselelerle ilgilenen daimi bakanlar komitesi.
  • Kabine.
  • Dolap (camlı ve raflı).
  • Kabin.
  • Küçük oda.
  • Camlı ve raflı dolap.
  • Dolap.
  • Bakanlar kurulu.
  • Çekmeceli dolap.
  • Televizyon veya teyp bölmesi.

The cabinet ile ilgili cümleler

English: Ali took a cup out of the cabinet.
Turkish: Ali dolaptan bir fincan çıkardı.

English: Ali opened the cabinet drawer and pulled out a folder.
Turkish: Ali kabin çekmecesini açtı ve bir klasör çıkardı.

English: Unlock the cabinet with this key.
Turkish: Dolabı bu anahtarla aç.

English: Ali opened the cabinet.
Turkish: Ali dolabı açtı.

English: Every member of the cabinet was present.
Turkish: Kabinenin her üyesi mevcuttu.

The cabinet ingilizcede ne demek, The cabinet nerede nasıl kullanılır?

The : Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Cabinet : Küçük oda. Kabine. Kabin. Ses dalgaları üzerinde mekanik olarak yükseltme ve filtreleme görevlerini yerine getiren ayrıca hoparlörü taşıyan ve koruyan bölüm. Vitrinli dolap. Camlı ve raflı dolap. Dolap. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Kartvizitten büyükçe fotoğraf. Bakanlar kurulu.

 

Defense committee of the cabinet : Kabinenin savunma komitesi. Güvenlik konseyi (güvenlik konularıyla ilgilenmek üzere atanmış hükümet bakanları grubu).

The 1967 borders : 1967 sınırları. Yeşil hat. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi).

The 2004 tsunami : 2004 tsumanisi. 26 aralık 2004'teki büyük tsunami. Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225. 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami.

The ablative : Çıkma durumu. İsmin -den hali. Ablatif.

The a team : Televizyonda macera dizisi ismi. A takımı.

İngilizce The cabinet Türkçe anlamı, The cabinet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The cabinet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cabins : Hücre. Kulübe. Kamara. Uçakta öndeki özel bölüm.

Closets : Bölme. Hücre. Alafranga helataşı. Yüklük. Hela. Klozet. Gizli oda. Odaya kapatmak. Gömme dolap.

Cubbies : Göz. Çocukların korunma odası olarak kullanıldığı oda veya yer. Cep. Odacık.

Cubby : Cep. Çocukların korunma odası olarak kullanıldığı oda veya yer. Göz. Odacık.

Antechamber : Bekleme odası. Antre. Giriş salonu. Önoda. Ön yanma odası. Geçiş veren oda. Antişambr.

Cabinets : Kartvizitten büyükçe fotoğraf.

Passenger cabin : Yolcu kompartmanı. Kabın. Yolcu kabini.

Cell : Hücre. Pil. Cep. Akımsaklarda iki voltluk elektrik gücü taşıyan bölümlerden her biri. Göz. Ünite. Oda. Genellikle gözle görülemeyecek kadar küçük, yarı geçirgen bir zar ile çevrili sitoplazma kitlesinden oluşan, sitoplazma içinde çeşitli hayali olayları yürüten çekirdek, endoplazmik retikulum, mitokondri, sentriol, lizozom, ribozom, gibi organeller ile mikrofilamentler, mikrotüpçükler vb. yapılar bulunan, genetik materyali ya bir zar ile çevrili (ökaryot) ya da sitoplazma içinde zarsız olarak yer alan (prokaryot) bir organizmanın yapı ve görev bakımından en küçük birliği. Kıvılkesim işleminin yapıldığı kap. Gözcük.

 

Closeting : Bir odada özel görüşmek. Odaya kapatmak. Hücre. Gömme dolap (gardırop işlevi gören sandık odası gibi). Alafranga helataşı. Klozet. Tuvalet. Gizli oda. Helataşı.

Cubbyholes : Odacık. Gizlenecek yer. Göz. Önü açık ufak göz (yazıhanede veya dolapta). Hücre.

The cabinet synonyms : cuddies, chifforobes, cabinet council, celling, cabining, cellula, closet, commodes, booth, toilet, loge, collusion, bureau, administrations, cupboard, cabals, cubicle, cabana, administration, cabal, bureaus, loges, surgery room, cabanas, council of ministers, capstan, cubicles, cab, cubbyhole, cabin, cars, capstans, commode.