Cubbies türkçesi Cubbies nedir

Cubbies ingilizcede ne demek, Cubbies nerede nasıl kullanılır?

Cubbing : Acemi. Yavrukurt. Yavrulamak. İzcilik. Yontulmamış genç. Enik. Hayvan yavrusu. Terbiyesiz genç. Aslan. Vahşi hayvan yavrusu.

Cubbish : Sakar. Terbiyesiz. Beceriksiz.

Cubby : Odacık. Cep. Küçük oda. Göz. Çocukların korunma odası olarak kullanıldığı oda veya yer.

Cubby hole : Daha eski arabalarda açık torpido gözü. Ufak göz. Düzenli yer. Eşyalar saklamak için kullanılan çalışma masasında veya dolapta bulunan açık küçük göz.

Cubby house : Genelde bahçede çocukların oynaması için kurulmuş küçük ve tahtadan ev.

Wolf cub : Yavru kurt. Kurt yavrusu.

Cub : Vahşi hayvan yavrusu. Yontulmamış genç. Hayvan yavrusu. Enik. Yavrulamak. Yavrukurt. Yavru ayı veya aslan veya kaplan veya tilki. Aslan. Yavru. Acemi.

Cubage : Kübaj. Küpleme. Hacim. Hacim hesabı. Küpsel içerik. Hacmini hesaplama.

Cuba : Alabama eyaletinde şehir. İllinois eyaletinde şehir. Missouri eyaletinde şehir. New york eyaletinde yerleşim yeri. New mexico eyaletinde yerleşim yeri. Küba. Kansas eyaletinde şehir.

Cub reporter : Acemi gazeteci. Gençlik dergisi muhabiri. Deneyimi olmayan muhabir. (resmi olmayan) deneyimsiz muhabir.

 

İngilizce Cubbies Türkçe anlamı, Cubbies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cubbies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Doodad : İncik boncuk. Zımbırtı. Zamazingo. Adı anımsanmayan şey. Ivır zıvır. Şey. Biblo.

Vest pocket : Minyatür. Ceket cebi.

Ventricle : Organ boşluğu. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Beden ve akciğerlere kan pompalayan, kalbin sağ ve sol yarı bölümlerinin alt parçalarını oluşturan her iki boşluk. sağ karıncık oksijence fakir kanı akciğerlere, sol karıncık ise oksijence zengin kanı bütün vücuda pompalar. beyin-omurilik sıvısı içeren beyindeki dört adet boşluk, ventrikulus, ventrikül. Ventrikülün. Yüreğin art odaları. beynin içindeki dört adet açıklık. ventrikulus. Ventrikül. Karıncık. Organ bolşluğu.

Stuff : Doldurmak. Macunlamak. Tıka basa yemek. Yünlü kumaş (ingiliz ingilizcesi). Hammadde. Kağıt hamuru. Tıkıştırmak. Uyuşturucu. Tıkınmak. Öz.

Carrell : Küçük hücre. Büyük kitaplıklarda çalışması uzun sürecek araştırıcılara ayrılan küçük oda. Özel çalışma için kullanılan kapalı alan (özellikle kütüphanede).

Gimmick : Numara. Adı anımsanmayan şey. Ivır zıvır. Trük. Cazibe artırıcı süs. Alet. Reklamı etkili kılan özel sunuş. Marifet. Hile. Reklam için kullanılan özel cihaz.

Cuddies : Küçük kamara. Kamara (güvertede). Dolap. Gemi salonu. Gemi mutfağı. Güverte kamarası.

Compartments : Bölüm. Kompartıman. Bölme. Kısım. Biyolojik yapılarda bulunan sınırları belirlenmiş kapalı bölgeler.

Aperture : Fotoğraf makinesi açıklığı. Gedik. Delik. Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtlarda mercek ardında yer alan ve film üzerine açılan, pencereyi belirleyen dikdörtgen delik. Bir ışık düzengecinin açılma derecesi, ayarlandığı açıklık. Kartlar üzerinde açılan ve içerisine mikrofilm parçası geçirilen delik. Pervane yuvası. Aralık. Bilgisayar, uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Açıt.

 

Cubbyhole : Gizlenecek yer. Hücre. Önü açık ufak göz (yazıhanede veya dolapta).

Cubbies synonyms : doojigger, thingmabob, whatchamacallum, thingmajig, gizmo, widget, cuddy, cleft, cubicle, chamber, booth, cell, celling, the cabinet, pocketed, compartment, antechamber, gismo, cells, cabinet, doohickey, cellula, closets, whatchamacallit, small room, pocket, thingumabob, cubby, passing, thingummy, thingumajig, thingamabob, pouch.