The javelin türkçesi The javelin nedir
The javelin ingilizcede ne demek, The javelin nerede nasıl kullanılır?
The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.
Javelin : Harbe. Cirit. Mızrak. Kargı. Madensel sivri uçlu, gövdesi tahta ya da madenden yapılmış, tutağı ip sargılı kargı biçiminde atma aracı. ağırlığı erkeklerde en az 800 gr., bayanlarda 600 gr. dır. uzunluğu erkeklerde 260 cm.-270 cm. bayanlarda ise 230 cm. olur. Javelo. Cirit atma.
Threw the javelin : Cirit atan. Mızrak atan. Mızrağı veya ciriti fırlatan.
Throwing the javelin : Hız kazanmak için gerilip koştuktan sonra, elde taşınan ciriti omuz ya da taşıyan kol üstünden ileriye doğru fırlatma. ciriti, bu yolla en uzağa atmak için yarışılan atletizm dalı. Mızrak atan. Cirit atan. Mızrağı veya ciriti fırlatan. Cirit atma.
The 1967 borders : 1967 sınırları. Yeşil hat. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi).
The 2004 tsunami : 2004 tsumanisi. Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225. 26 aralık 2004'teki büyük tsunami. 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami.
The a team : A takımı. Televizyonda macera dizisi ismi.
İngilizce The javelin Türkçe anlamı, The javelin eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak The javelin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Reed : Düdük dili. Dil (üflemeli çalgılarda). Kamış. Kamış düdük. Düdük. Akım. Dokuma tarağı. Saz. Buğdaygiller (gramineae, poaceae) familyasından, çok yıllık, rizomlu, sulak ve bataklık alanlarda yetişen otsu bir bitki.
Dart : Atılmak. Fırlama. Çıkarıvermek. Vın diye geçip gitmek. Sıçramak. Fırlatmak. Atmak. Ok gibi fırlamak. Çıkıvermek.
Spears : Zıpkın. Zıpkınlamak. Kargılamak. Mızraklamak. Mızrak saplamak. Mızraklı adam. Mızrakla vurmak.
Pike : Paralı yol. Anayol. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, turna balığıgiller (esocidae) familyasından, 40-100 cm kadar uzunlukta, çok yırtıcı, yumurtalarından havyar yapılan, eti yenen bir tür. Zirve. Zirve (ingiliz ingilizcesi). Kuru ot yığını. Köprü parası. Kazma.
Javelin throw : Cirit atma.
Gavelock : Dart. Demir manivela.
Assagais : Güney afrika'ya özgü ağaç. Güney afrika bantu halkları tarafından kullanılmış olan hafif mızrak.
Darted : Atılmak. Fırlamak. Fırlatmak. Atmak. Çıkıvermek. Çıkarıvermek. Dart. Vın diye geçip gitmek. Ok gibi fırlamak.
Lance : Üfleme borusu. Mızraklamak. Lance füzesi. Yangın hortumu marpucu. Zıpkın. Mızraklı süvari. Neşter. Deşmek.
The javelin synonyms : jerid, spear, assegai, assagai, lances, speared, spearing, giant reed, javelin, shaft, javelin throwing, shafts, assegais, pikes, javelins, jereed.

Bu kısımda The javelin kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede The javelin ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce The javelin anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz The javelin ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.