The supreme türkçesi The supreme nedir
- En yüksek şey.
- Cenabı hak.
- Yüce tanrı.
- Allah.
The supreme ile ilgili cümleler
English: He was a member of the Supreme Court.
Turkish: Bir yargıtay üyesiydi.
English: He believed in the supreme power of the law.
Turkish: Hukukun üstün gücüne inanıyordu.
English: That matter was decided by the Supreme Court.
Turkish: O konuda Anayasa Mahkemesi tarafından karar verildi.
English: Yuri Andropov was elected Chairman of the Presidium of the Supreme Soviet on June 16, 1983.
Turkish: Yuri Andropov 16 Haziran 1983 te Yüce Rusya'nın Başbakanlık Heyetinin başkanı seçilmişti.
English: Judges on the Supreme Court interpret the laws.
Turkish: Yüksek mahkeme yargıçları kanunları yorumlarlar.
The supreme ingilizcede ne demek, The supreme nerede nasıl kullanılır?
The : Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.
Supreme : En önemli. En son. En yüksek rütbeli. En yüksek. Azami. Yüksek. En üstün. Son. Üstün derecedeki. Üstün.
The supreme punishment : İdam cezası. Ölüm cezası.
The supreme race : Nazi aryan ırkı konsepti. Üstün ırk.
Appeal to the supreme court : Adli dava ile ilgili yüksek mahkemeye başvurmak. Bir davanın temyiz mahkemesine gönderilmesi. Temyiz etme.
Make the supreme sacrifice : Canını feda etmek.
The 1967 borders : 1967 sınırları. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi). Yeşil hat.
İngilizce The supreme Türkçe anlamı, The supreme eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak The supreme ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Lording : Hakim. Beyefendi. Bey. Sahip. Lord payesi vermek. Mal sahibi. Hükümdar. Lord ünvanı vermek. Efendi.
The creator : Tanrı. Yaradan.
Lorded : Beyefendi. Hakim. Lord payesi vermek. Efendi. Lord ünvanı vermek. Hükümdar. Sahip. Mal sahibi. Bey.
Almighty god : Evreni yaratan tek güçlü yaratıcı.
The most high : Ulu. En yüce.
The almighty : Kadiri mutlak. Tanrı.
Lord : Efendi. Sahip. Lord payesi vermek. Lord ünvanı vermek. Mal sahibi. Beyefendi. Bey. Hakim. Hükümdar.
Godhead : Tanrılık. Uluhiyet. Tanrı.
Lordings : Beyefendi. Lord ünvanı vermek. Sahip. Hükümdar. Efendi. Bey. Hakim. Lord payesi vermek. Mal sahibi.
The supreme synonyms : allah, heaven, creator, god, king of kings, supreme being, providence, creators, godheads.

Bu kısımda The supreme kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede The supreme ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce The supreme anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz The supreme ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.