The worst türkçesi The worst nedir

  • En düşük miktarda olan biri.
  • En kötüsü.
  • En fenası.
  • En kötü şekilde.
  • Diğer geri kalanlardan daha kötü olan.
  • Beterin beteri.
  • En kötü.

The worst ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary went to the worst restaurant in town.
Turkish: Ali ve Mary şehirdeki en kötü restorana gitti.

English: Ali certainly isn't the worst player on our team.
Turkish: Ali kesinlikle takımımızda en kötü oyuncu değil.

English: An expert is someone who knows some of the worst mistakes that can be made in his field, and how to avoid them.
Turkish: Bir uzman sahasında yapılabilecek en kötü hatalardan bazılarını ve onlardan nasıl sakınacağını bilen biridir.

English: Ali lives in the worst part of town.
Turkish: Ali şehrin en kötü kısmında yaşıyor.

English: Ali is the worst student in the class.
Turkish: Ali sınıftaki en kötü öğrenci.

The worst ingilizcede ne demek, The worst nerede nasıl kullanılır?

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık.

Worst : En fena. Alt etmek. En kötü biçimde. En kötü. En kötü şekilde. En kötüsü. Yenmek. Yün iplik. En kötü şey.

 

The worst of all : En kötüsü. Destenin en kötüsü. Herşeyden daha korkuncu. En kötü senaryo. Hepsinin en kötüsü.

The worst of it is that : En korkunç parçası da -. Korkunç olan şey -. En kötü tarafı -.

At the worst : En kötü ihtimale. En kötü ihtimalle. -en daha kötü değil.

Expect the worst : Kendini en kötüsüne hazırlamak. En kötü ihtimalin gerçekleşeceğini ummak.

Fear the worst : En kötü ihtimalin gerçekleşmesinden korkmak. En istenmeyen veya en nahoş sonucun olması olasılığından endişe etmek. En kötüsünden korkmak.

İngilizce The worst Türkçe anlamı, The worst eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The worst ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Worst : Yün iplik. Yenmek. En kötü şey. En fena. En kötü biçimde. Alt etmek.

Worsts : Yün iplik. En fena. Yenmek. Alt etmek. En kötü biçimde.

Wickedest : En aşağılık. En ahlaksız.

The worst of all : Hepsinin en kötüsü. En kötü senaryo. Herşeyden daha korkuncu. Destenin en kötüsü.

The worst synonyms : most evil, most wicked.