Theoretics türkçesi Theoretics nedir

Theoretics ingilizcede ne demek, Theoretics nerede nasıl kullanılır?

Theoretic virtues : Teorik bilgelikle belirlenen, felsefeyle, bilim ve sanatla uğraşan, kendilerine ezeli ebedi nesneleri, en yüksek varlıkları, ilk ilkeleri konu alan ruhun erdemleri, dianoetik erdemler, fikri erdemler. Teorik erdemler.

Theoretic vitues : Fikri erdemler. Teorik erdemler.

Data based information theoretic estimator : Veri tabanlı bilgi kuramsal tahminci.

Number theoretic transform : Sayı kuramsal dönüşüm.

Theoretic : Nazari. Kuramsal. Teorik. Nazariyat.

Theoretical : Kuramsal. Teorik. Nazariyat. Nazari.

Theoretical courses : Kuramsal dersler. Çoğunlukla ya da bütünüyle kuramsal konu ve sorunların ele alındığı, tartışıldığı dersler.

Theoretical capacity : Bir firma veya firma grubunun, işin durdurulması, yavaşlatılması veya onarım gibi aksama veya kesintiler olmaksızın, en etkin, diğer bir deyişle en düşük ortalama maliyetle üretim yapması durumunda üretebileceği mal miktarı. İdeal kapasite. Teorik kapasite.

Theoretical physics : Teorik fizik. Kuramsal fizik.

Theoretical chemistry : Kuramsal kimya. Teorik kimya.

İngilizce Theoretics Türkçe anlamı, Theoretics eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Theoretics ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Speculative : Düşüntülü. Şüpheli. Kuruntulu. Vesveseli. Tehlikeli. Tahmin niteliğinde. Vehmi. Kurgusal.

Abstract : Soyutlama yapmak. Almak. Aşırmak. Çıkarmak. Damıtmak (biyoloji terimi). Özetlemek. Ayırmak. Genel. Soyut resim. Bilgi erişimde, bir belgenin konusunu ya da soyunu belirtmek üzere, genellikle belgeleme konusunda uzmanlaşmış bir kişinin, standart olarak önerilen terimleri yeğ tutarak ürettiği, 200-250 sözcük boyunu aşmayan bir tür özet.

A priori : Bilimsel düşünüşe aykırı olarak, deneyden önce ve ondan bağımsız olarak elde edildiği ve başlangıçtan beri bilinçte var olduğu savlanan bilginin bu niteliği. Önsel. Bir denemeye girişmeden us yolu ile ileri sürülen yargı. Öncüllerden sonuç olunan. Apriori. Deneyden önce. Olaydan önce. Muhtemel. A priyori. Olası.

Hypothesis : Kaziye. Gözlenen olaylar ve bu olaylar arasındaki ilişkilere yönelik açıklama taslağı ya da belirli olaylara ilişkin geçici bir açıklama işlevi gören önkabul. Ekonomi, iktisat, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Önsav. Denence. Önerme. Varsayım. Gözlemlenen olaylar ya da olay kümeleri arasında olası görülen, ama daha tanıtlanmamış olan ilişkileri dile getiren önerme. Hipotez.

Theories : Teoriler. Teori. Kuram.

Divinatory : Kehanetsel.

Technical : Tekniksel. Bilgisayar, eğitim alanlarında kullanılır. Teknik detaylarla dolu (yazı veya konuşma). Sadece kuralların ayrıntılarına dayanan. Resmi. Fenni. Herhangi bir sanat, üretim ve öğretim etkinliği için baş vurulması gereken beceri, işlem ya da yol. mekanik uğraşılara, sanayi ile ilgili işlere ya da uygulamalı bilimlere ilişkin. Sadece kurallara dayanan. Yasal.

 

Abstractive : Özet. Özetleme. Çekinmek. Soyutlanma niteliği olan. Özetlenme niteliği olan. Abstraktif. Soyutlayıcı. Soyutlama yeteneği olan.

Theoretical : Nazari.

Speculation : Salt düşünceyle türetilmiş, olana aykırı ve geçerlenmeye kapalı bilgiler dizgesi. Ortaklıktaki darlıktan yararlanarak aşırı kazanç sağlama amacıyla kurulan düzen. eder yükseldiği zaman fazla ederle satma ve olağanüstü kazanç sağlama amacıyla mal satın alma, depo etme. Spekülasyon yapma. Kişisel öngörülere dayanarak fiyatında yükselme beklenen iktisadi varlığı satın alarak veya fiyatında düşme bekleneni satarak aradaki fiyat farklılıklarından kar elde etme etkinliği. Vurgunculuk. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Duyum. Kurmaca. Teori.

Theoretics synonyms : pure, technicals, doctrine, theory based, suppositional, suppositious, theoric, academic, technic, theoretic, metaphysical, purer, hypothetical, supposed, conjectural, notional, purest, supposititious, theory, academical, hypothetic.

Theoretics zıt anlamlı kelimeler, Theoretics kelime anlamı

Empirical : Uygulamaya, deneye ve gözleme dayalı. Deneyle. Kuramsal nedenini aramadan, denemeyle kimi nicelikler arasında bağıntılar bulmaya ilişkin. Yalnızca gözlem ve deney sonuçlarına dayanan. Yöntemli olsun olmasın genellikle deney ve gözlem üzerine kurulu olan. Görgül. Tecrübi. Eğitim, fizik, kimya, iktisat alanlarında kullanılır. Ampirik. Deneyimsel.

Applied : Ameli. Uygulanmakta olan. Yalnız düşünce alanında kalmayıp işe dönüşen, tatbiki, pratik, ameli. Pratik. Tatbiki. Kılgısal. Kılgılı. Uygulamalı.

Theoretics ingilizce tanımı, definition of Theoretics

Theoretics kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Speculation. The speculative part of a science.