Theories of value türkçesi Theories of value nedir
- Değer kuramları.
- İktisat alanında kullanılır.
- Mallar arasında olması gereken değişim oranlarını açıklamaya yönelik kuramlar. krş. emek değer kuramları, fayda kuramı.
Theories of value ingilizcede ne demek, Theories of value nerede nasıl kullanılır?
Theories : Teori. Nazariyat. Kuram. Nazariye. Teoriler.
Of : -dan. Nin. İle ilgili. In. Yüzünden. Karşı. -in. -nin. Den. -den.
Value : Ç.değer yargısı. Önem vermek. Önem. Değer biçmek. Kıymet. Paha biçmek. Kıymetini bilmek. İtibar. Değişim değeri. Keşide etmek.
Labour theories of value : Emek değer kuramları. Malların değişim oranlarının, üretim sürecinde o mallara harcanan emek miktarı ile orantılı olduğunu ileri süren kuramlar.
Theories of distribution : Bölüşüm kuramları. Bir ekonomide belli bir dönemde üretilen toplam gelirin üretim faktörleri arasında dağılımını açıklayan kuramlar.
Article of value : Değerli eşya. Kıymetli eşya.
Theories of personality : Kişilik konunusunda değişik yaklaşımlarla oluşturulmuş ve konusunu ölçmek üzere kendi yaklaşımına özgü yordamlar geliştirilmiş olan kuramlar. Kişilik kuramları.
Theories of interest : Faiz kuramları. Faiz oranlarının belirlenmesini ve işlevlerini açıklayan kuramlar. krş. klasik faiz kuramı, parasal faiz kuramı.
Declaration of value : Kıymet beyanı.
Be of value : Değerli olmak. Kıymetli olmak.
İngilizce Theories of value Türkçe anlamı, Theories of value eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Theories of value ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
Theories of value synonyms : a shift in supply, ability to pay approach, abnormal budget expenditures, a type mutual funds, a pass through certificate, a group shares.

Bu kısımda Theories of value kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Theories of value ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Theories of value anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Theories of value ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.