Theory of factors türkçesi Theory of factors nedir

  • Tarihle toplumun, değişik ve eşit önemde etkenlerin mekanik etkileşmesinin ürünü olduğunu savlayan görüş.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Etkenler kuramı.

Theory of factors ingilizcede ne demek, Theory of factors nerede nasıl kullanılır?

Theory : Bilgi edinme sürecinin herhangi bir aşamasında ortaya atılan, geçerlilik ve güvenilirliği bilimsel yöntemle saptanmış bir genel bilgi ve açıklama düzeni. Teori. Bir sonucu ilgilendiren düşüncelerin tümü, düşünce alanında kalan bilgi ve bu bilginin temel ve kuralları. Düşünce alanında kalan bilgi ve bu nitelikteki bilginin bilimsel temel ve kuralları. gözlem konusu olan bir sınıf olay ve ilişki üzerinde yapılan deneyler sonucu doğruluğu hemen hemen kesinleşen yöntemli açıklama. Kuram. Nazariye. Bilgisayar, eğitim, kimya, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bilimsel bilgilerden türetilen ve gerçeklenmeye açık olmakla birlikte henüz gerçeklenmemiş olan bilgiler dizgesi, bk. kurmaca. Özdeğin , araştırma sınırları içindeki tüm nitel ve nicel ilişki, durum ve devinimlerinin, gözlem, varsayım, deney ve yasalarla belirlenen bilgileri üzerine düşünsel olarak kurulan genel düzenleme.

Of : -nin. -den. Li. -li. Karşı. Nin. Hakkında. In. -nın. -in.

Factors : Katsayı. Öğe. Eleman. Etmen. Kahya (isk.). Finansör (üretimde). Faktör. Çarpan. Tambölen. Aracı kuruluş.

 

Theory of : Teorisi.

Theory of absolute advantages : Mutlak üstünlükler teorisi. Mutlak üstünlükler kuramı. İki ülke, iki mal, takas ekonomisi, ölçeğe göre sabit getiri, tam işlendirme, tam rekabet, taşıma maliyetlerinin sıfır, istem ve teknolojinin veri olduğu, emeğin ülke içinde tam akışkan ülkeler arasında ise akışkan olmadığı ve serbest ticaret varsayımları altında; bir ülke diğerine göre hangi malı daha düşük emek maliyetiyle üretiyorsa o malın üretiminde uzmanlaşarak dışsatımını, daha yüksek emek maliyetiyle ürettiği malın ise dışalımını yapması durumunda, dış ticarete katılan iki tarafın da kazançlı çıkacağını ileri süren ve adam smith tarafından geliştirilen dış ticaret kuramı.

Theory of cultural cycles : Ekinsel döngüler kuramı. Tarihsel ve ekinsel gelişme sürecinin yinelenmesinin kaçınılmaz olduğunu ileri süren, dolayısıyla gelişmeyi, ilerlemeyi yadsıyan kuram.

Theory of contract : Bir toplumu oluşturan kişilerin, kendi aralarında bir sözleşme yaparak orada geçerli olacak ahlak sistemini kabul etmeleri esasına dayanmaktadır. hayvan hakları bağlamında, hayvanların sözleşme kapsamına alınacak kapasitede olmadıklarından sözleşmeye dahil edilemeyecekleri ve dolayısıyla hakları olmayacağı, hakların, hayvanlara duygusal olarak bağlı olan insanlar üzerinden hayvanlara sağlanacağını savunan görüş. Sözleşme görüşü.

Theory of continental drift : Karaların kayma kuramı. Kıtaların yeğni ve sert sioldan yapılı olduğunu ve okyanusların altındaki daha ağır ve daha düz sima üstünde yüzer durumda bulunduğunu, bu yüzden kayarak yerlerini değiştirdiğini ileri süren kuram.

 

Theory of disuse : Kullanmama teorisi.

Theory of action : İnsanın çevre karşısında bir örgenlik değil, durum içinde eylemde bulunan bir edimci olduğu görüşüyle bireye etkin bir kişilik yükleyecek ve onu bir küme üyesi olarak ele alacak bir gözlem ve deneyleme tasarımı öngören kuram. Eylem kuramı.

İngilizce Theory of factors Türkçe anlamı, Theory of factors eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Theory of factors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abilities : Yetenekler. Yetenek. İktidar. Beceri. Kabiliyet. Güç. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. Yeterlik.

Alienation : Devir. Bireyin çevre koşullarına aykırı düşmesi ya da kendisini başkasının gözüyle görmesi. Yabancı emek. Ötekileştirme. Yabancılaşma. Yabancılaştırma. Dengesizlik. Aliyenasyon. Aralarını açma.

Agnation : Hısımlık. Soydaşlık. Akrabalık (baba taraf.). Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Baba tarafından akrabalık. Akrabalık. Akrabalık (baba tarafından).

Age group : Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Yaş öbeği. Yaş kümesi. Yaş grubu. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme.

Affection : Hastalık. Eğilim. Etkileme. Duygusal yakınlık. Duygulanım. Alaka. Muhabbet. Şefkat. Anlık süreçlerinin dışında kalan ve insanın toplumsal kümesi içindeki davranışı üzerinde istençli denetimini ortadan kaldıran kısa süreli duygusal tepkiler (kızgınlık, korku vb.) gösterme durumu. Yakınlık.

Adjustment in marriage : Evlilikte uyum. Eşlerden her birinin öbürü ile birlikte uyumlu bir aile yaşamı oluşturup sürdürme yeterliği.

Adaptive behavior : Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Uyumcu davranış. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış. Adaptif davranış. Uyumlayıcı davranış. Uyarlamacı davranış.

All round development of individual : Tümsel gelişim. Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi.

Aesthetic : Bedii. Nesnel toplumsal ilişkilerin bireyin uyumlu gelişimine, soyluyu ve alpı özgürce geliştirmesine, çirkin ve aşağılıkla savaşmasına... yardımcı olan ya da olmayan yanlarının duyusal belirişi. Güzelduyu. Estetik.

Acclimatation : İklimuyum. Toplumsal kümelerin, dirimbilimsel bakımdan yeni bir ortamın iklim koşullarına uyum sağlaması süreci.

Theory of factors synonyms : acculturation, age grade, achievement motive, age distribution, agression, aesthetical ideal.