Factors türkçesi Factors nedir
- Katsayı.
- Değişken.
- Kalıtımsal özellik taşıyan gen.
- Etmen.
- Çarpan.
- Kahya (isk.).
- Faktör.
- Finansör (üretimde).
- Etken.
- Tambölen.
- Öğe.
- Eleman.
- Aracı kuruluş.
Factors ile ilgili cümleler
English: Motivation is one of the factors that affects the learning process.
Turkish: Motivasyon öğrenme sürecini etkileyen faktörlerden biridir.
English: Other factors of importance, which make litigation of large corporations more difficult, are the size and complexity of their activities.
Turkish: Büyük şirketleri dava etmeyi zorlaştıran diğer önemli etkenler de faaliyetlerinin boyutları ve karmaşıklığıdır.
English: Capital, land and labor are the three key factors of production.
Turkish: Sermaye, toprak ve iş gücü üretiminin üç ana faktörüdür.
English: Those factors are important.
Turkish: Bu faktörler önemli.
English: These two factors are independent of each other.
Turkish: Bu iki etken birbirlerinden bağımsızdırlar.
Factors ingilizcede ne demek, Factors nerede nasıl kullanılır?
Factors of production : İstihsal faktörleri. Üretim faktörleri. Hizmet sunumunda ticarette ve üretimde kullanılan vasıtalar (toprak, emek, sermaye, yönetim, vb.). Üretüm faktörleri. Üretim vasıtaları. Üretim sürecinde kullanılan emek, sermaye, doğa ve girişimciden oluşan temel girdiler. Üretim etmenleri.
Adjustment factors : Genetik değerlendirme işlemi için hesaplanabilen ve her biri performans ölçümü gibi bilinen çevresel ve idari etkiler. Düzeltme faktörleri.
Antispeficity factors : Antispesifik faktörler. Bazı spesifik faktörlerin faaliyetlerini engelleyen gen ürünü maddeler. örnek: rna polimerazın spesifiklik faktörü tarafından başlama yerlerinin tanınmasını engelleyen protein.
Associated factors : Birbirini içeren ya da birbirinin yerine geçebilen etkenler. Bağlaşık etkenler.
Blood factors : Kan faktörleri.
External factors : Yabancı faktör. Dış sebep. Dış etkenler. Harici faktör.
Colonization stimulant factors : Kemik iliğindeki öncü hücrelerin üremesini ve onlardan oluşan tamamıyla farklılaşmış kan hücrelerinin işlevlerini uyaran madde, csf. Koloni uyarıcı faktör.
Elongation factors : Ribozomlarda protein üretimi sırasında peptit zincirinin uzamasını sağlayan özgün proteinler, ef. Uzama faktörleri.
Etiological factors : Hastalık oluşumuna katkıda bulunan risk faktörleri. Etiyolojik faktörler. Etyolojik faktör.
Geographic power factors : Coğrafi güç faktörleri.
İngilizce Factors Türkçe anlamı, Factors eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Factors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fitful : Rahatsız. Kısa aralıklarla bölünen. Düzensiz. Kesintili. Aralıklı.
Ambivalent : Birbirine zıt hisleri olan. Duyguları çelişen. Kararsız. İkircikli. Karışık duygular besleyen. Zıt duygu taşıyan. Karışık hisleri olan. Çelişik duygu taşıyan. Çelişik duygular taşıyan.
Member : Ört.penis. Aza. Özdeş bir oluşumun içinde bulunan, altında ve üstünde kendi kayaç özellikleriyle ayrılarak oluşumun bir parçası olan kayaç katman birimi. Taraf (denklem). Çubuk. Mensup. Üye. Uzuv.
Multiplicity : Katillik. Çokluk. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Çok katlılık. Çokluluk. Belirli bir öğeciğin ışıdığı çizgilerin özdeş ya da çok yakın erkeli sayısı. Katlılik. Çeşitlilik. Belirli bir öğecik erke düzeyinde olup, toplam dönüleri s olduğu için (2 s + 1) çakışıklık gösteren durulara ilişkin sayı.
Cannery : Konserve yapılan yer. Konserve fabrikası.
Trait : Haslet. Kişisel özellik. Bir nesneyi ya da birimi ötekilerden ayırmaya yarayan sürecen ayrıtlardan her biri. Bir halkbilim olay ya da ürününün en küçük birimi, bk. örge, anakonu, örge tümgesi, örnek. Özellik. Hususiyet. Örge. Öğelerin birleşmesinden doğan ve bir araya geldiklerinde halkbilim ürünleriyle olaylarının oluşumunu sağlayan birimlerden her biri. bk. öğe, anakonu, örge tümgesi, örnek, ayrık öğe. Nitelik.
Steel plant : Çelik fabrikası. Çelikhane.
Radiator : Radyatör. Verici anten. Işıyıcı. Su soğutma radyatörü. Işınım erkesi yayımlayan kaynak. bk. ısıl ışır, seçmez ışıyıcı, kara cisim, seçer ışıyıcı. Kalorifer. Isıyayar. Motordan soğutma suyuna geçen sıcaklığı havaya ileten ısı değiştirgeci. Soğutmaç. Isısavar.
Fickle : Vefasız. Hercai. Gelgeç. Sebatsız. Kararsız. Kalleş. Kelek. Kaypak. Dönek.
Pulsators : Titreşim neden olan.
Factors synonyms : stamping mill, automobile factory, car factory, metalworks, auto factory, industrial plant, releasing hormone, releasing factor, lumbermill, steel factory, constituents, manufactory, item, paper mill, pulsating, coefficient, throbbing, sawmill, modulus, stamp mill, personnel, financial intermediary, unknown quantity, alterant, choppiest, rf, wild card, consideration, coefficients, pulsator, foundry, plant, radiators.

Bu kısımda Factors kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Factors ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Factors anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Factors ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.