Etiological factors türkçesi Etiological factors nedir

  • Hastalık oluşumuna katkıda bulunan risk faktörleri.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Etyolojik faktör.
  • Etiyolojik faktörler.

Etiological factors ingilizcede ne demek, Etiological factors nerede nasıl kullanılır?

Etiological : Etiyoloji ile ilgili. Felsefik nedenbilim incelemesi ile alakalı. Etyolojik. Etiyolojik. Hastalığın sebeplerinin incelenmesi ile alakalı. Nedenbilim ile alakalı.

Factors : Çarpan. Etken. Kahya (isk.). Öğe. Etmen. Aracı kuruluş. Kalıtımsal özellik taşıyan gen. Değişken. Eleman. Faktör.

Etiological diagnosis : Hastalığa neden olan etkenin saptanmasıyla yapılan tanı, kauzal tanı. Etiyolojik tanı.

Etiological myths : Açıklayıcı efsaneler. Evrenin, tanrıların, insanların, hayvanların, bitkilerin oluşumunu ve türlü olayların, kurumların, törelerin kökenlerini açıklayan; “niçin” ve “neden” sorularını yanıtlamaya çalışan efsaneler. Etiyoloji mitleri. Etiyolojik mitler.

Etiologically : Nedenbilimsel bir tarzda. Nedenbilim açısından. Etyolojik şekilde. Nedenbilim bakımından. Etiyolojik olarak.

Adjustment factors : Düzeltme faktörleri. Genetik değerlendirme işlemi için hesaplanabilen ve her biri performans ölçümü gibi bilinen çevresel ve idari etkiler.

İngilizce Etiological factors Türkçe anlamı, Etiological factors eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Etiological factors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Abattoir : Kesimevi. Salhane. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Mezbaha.

Abaxial : Eksenden uzak, eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksen dışı. Eksenden uzak. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Abaksiyal. Eksendışı.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Abdomen : Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Batın. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın. Karnın altı. Abdomen.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

 

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Etiological factors synonyms : abdominal pain, abdominal ovariectomy, a band, a c deformity, abdominal distention, a c syndrom.