There are türkçesi There are nedir

There are ile ilgili cümleler

English: Are you telling me there are more people waiting in the lobby?
Turkish: Bana lobide bekleyen daha çok insan olduğunu mu söylüyorsun?

English: "Why did the chicken cross the road?" is a very well-known English riddle, to which there are a multiplicity of answers.
Turkish: "Tavuk neden yolun karşısına geçti?" çok meşhur ve bolca cevabı olan bir İngiliz bilmecesidir.

English: As far as I know, there are no good books on the theory.
Turkish: Bildiğim kadarıyla, teoride iyi kitaplar yok.

English: As far as I can tell, there are no broken bones.
Turkish: Bildiğim kadarıyla, hiç kırık kemik yok.

English: Ali believes that there are good and evil demons.
Turkish: Ali iyi ve kötü cinler olduğuna inanır.

There are ingilizcede ne demek, There are nerede nasıl kullanılır?

There : O konuda. Birinin ismi yerine kullanılır. Şura. Ora. Orası. Orayı. ...var. Oraya. Oralarda. Şurada.

Are : Are. 100 metrekare eşit fransız yüz ölçüsü. -iz. Özbağlanımlı. 100 metrekare'ye eşit alan ölçüsü birimi. Mutlak göreli hata. Yüz metrekare. -siniz. -sin.

There are insects in my room : Odamda böcekler var.

There are no double rooms left : Çift kişilik odamız kalmadı.

There are no flies on him : Cin gibi. Kül yutmaz.

 

There are no single rooms left : Tek kişilik odamız kalmadı.

There are no tickets for tonight : Bu gece için bilet yok.

İngilizce There are Türkçe anlamı, There are eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak There are ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Existents : Mevcut. Bugünkü. Varolan.

Exists : Vardır. Yaşamak. Bulunmak. Var olmak. Olmak.

Possessions : Dünya nimeti. Mal mülk. Mal. Dünya malı. Servet. Mülk. Varlık.

Belongings : Özel eşya. Pılı pırtı. Kişisel eşyalar. Ayniyat. Kişisel eşya. Eşya. Birinin kişisel eşyaları.

Value added reseller : Varolan bir ürünü geliştiren ve kendi markası altında satan şirket. Katma değerle pazarlayan. Değer katan yeniden satıcı.

Available : Eldeki. Mevcut. Hazır. Meşgul değil. Kullanılabilir. Geçerli. Kullanışlı. Müsait. Görüşmeye uygun.

There are synonyms : there is.