Thick enough türkçesi Thick enough nedir

  • Yeterince kalın.

Thick enough ile ilgili cümleler

English: The ice was thick enough for me to walk on.
Turkish: Buz yürümem için yeterince kalındı.

English: The ice was thick enough to walk on.
Turkish: Buz üzerinde yürüyecek kadar kalındı.

English: The ice is not thick enough to hold our weight.
Turkish: Buz bizim ağırlığımızı taşıyacak kadar kalın değil.

English: The ice is thick enough to walk on.
Turkish: Buz üzerinde yürümek için yeteri kadar kalın.

Thick enough ingilizcede ne demek, Thick enough nerede nasıl kullanılır?

Thick : Kalınca. Kalın. Yakın (arkadaş). Aşırı. Sık. Dumanlı. Kalınlık. Orman gibi. Boğuk. Sıklık.

Enough : Yeter miktar. Elverir. Yeteri kadar. Yeterli miktar. Kafi. Yeterli. Bes. Çok. Kifayetli. Yeter.

Thick accent : Koyu şive.

Thick and fast : Ardı sıra. Gürül gürül. Hızla ve bol bol.

Thick as hail : Devamlılıkla. Sisteme uygunlukla. Düzenlilikle. Yağmur gibi gür.

Thick as thieves : Çok samimi.