Those present türkçesi Those present nedir

  • Hazır bulunanlar.

Those present ile ilgili cümleler

English: Those present were all moved to tears.
Turkish: Şu bulunanların hepsi gözyaşlarına boğuldu.

English: Those present were almost all women.
Turkish: Bu hediyelerin neredeyse tamamı kadınlarındı.

English: Those present were surprised at the news.
Turkish: Mevcut olanlar habere şaşırdılar.

English: Those present at the meeting supported the bill.
Turkish: Toplantıda bulunanlar tasarıyı destekledi.

English: Those present were all against the plan.
Turkish: Mevcut olanların hepsi plana karşıydı.

Those present ingilizcede ne demek, Those present nerede nasıl kullanılır?

Those : Şunlar. Onlar.

Present : Bugünkü. Tanıtmak. Sahnede göstermek. Hukuk, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Hediye. Şimdiki zaman. Temsil etmek. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek. Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda yapıldığını ve süregelmekte olduğunu gösteren zaman. bk. şimdiki zaman kipi. Sunmak.

Those above : Benimle bağlantısı olan benden yüksek veya yukarı pozisyondaki kişiler (pozisyon, rütbe, makam, vb. olarak). Yukardakiler.

Those above me : Benim üzerimdekiler. Üstlerim. Patronlarım.

Those against : Karşı olanlar. Karşıt pozisyonda olanlar.

Those days : O zamanlar.