Throbs türkçesi Throbs nedir
- Hızla vurmak.
- Çarpmak (kalp).
- Nabız gibi atmak.
- Zonklamak.
- Titreşmek.
- Kalbi çarpmak.
- Hafif bir hırıltıyla çalışmak (makine).
- Hafif bir hırıltıyla durmadan işlemek (makine).
- Zonklmak.
- [#titreme Titremek].
- Küt küt atmak.
Throbs ingilizcede ne demek, Throbs nerede nasıl kullanılır?
Heartthrobs : Kalbi deli gibi attıran erkek. Çekici erkek. Yumuşak huylu kimse. Sevecen. Kalp atışı. Anlayışlı. Kalp çarpıntısı.
Throb with pain : Ağrımak.
Heart throb : Kalp çarpıntısı.
Throb : Hafif bir hırıltıyla durmadan işlemek (makine). Çarpmak (kalp). Titreşmek. Küt küt atmak. Kalbi çarpmak. Zonklmak. Zonklamak. Hızla vurmak. Hafif bir hırıltıyla çalışmak (makine). Nabız gibi atmak.
Throbbed : Küt küt atmak. Kalbi çarpmak. Hafif bir hırıltıyla çalışmak (makine). Zonklamak. Titreşmek. Çarpmak (kalp). Titremek. Hızla vurmak. Nabız gibi atmak. Zonklmak.
Erythroblastosis : Eritroblastoliz. Eritroblastoz. Kanda eritroblastların (gelişmemiş kırmızı kan hücreleri) mevcudiyeti ile karakterize hastalık.
Bathrobe : Robdöşambr. Sabahlık. Bornoz.
Erythroblast : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hala hücre çekirdeği barındıran bir alyuvar (eritrosit) tipi. Eritroblast. Kemik iliğinde eritrositi verecek olan çekirdekli hücre. Alyuvar olgunlaşma aşamalarından hemositoblasttan sonra gelen en genç olgunlaşmamış alyuvar tipi, normoblast, ortokromatofil eritroblast. Ön alyuvar. Gelişmemiş kırmızı kan hücresi (anatomi terimi). Normoblast.
Anthrobotics : İnsanımsı robotlar araştırması ve geliştirmesi (bilgisayar).
Throbbing pain : Zonklayan ağrı. Zonklama ağrısı.
İngilizce Throbs Türkçe anlamı, Throbs eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Throbs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Pulsated : Çarpmak. Çarpmak (yürek). Çarpmak (nabız gibi). Belirgin bir ritimle gümbürdemek. Atmak. Kalp atışlarıyla ahenkli bir şekilde dolaşmak (kan damarlarda). Nabzı atmak.
Skim : Kaymağını yemek. Sıyırmak. Kayar gibi gitmek. Kaymağını almak. Su üzerinde kaydırmak. Gözden geçirmek. Göz gezdirmek. Yüzeyini sıyırmak. Almak (bir sıvının üzerinden kaymak vb). Yağını almak.
Aquiver : Titreyen. Heyecandan titreme veya ürperme belirtileri olan.
Clapper : Kaynana zırıltısı (argo terim). Bazı tecimsel tiyatrolarda, oynanan oyunu seyirciye onaylatmakta etkili olmak için parayla tutulan kişi. bk. şakşakçı. Kaynana zırıltısı. Eski tiyatrolarda oyunun alkışlanacak yerlerinde seyirciyi etkileyip alkışlamasını sağlayan görevli kişi. oyunun tümünü onaylatabilmek için yığının tepkisinden yararlanan şakşakçı, yaptığı iş karşılığında belli bir ücret alırdı. Dil. Alkışlayıcı kimse. Oyunun alkışlanacak yerlerinde çekimser seyirciye önayak olup onun da alkışlanmasını sağlamak ereğiyle tutulmuş alkışçı. Eski tiyatrolarda alkışlamak için parayla tutulan kişi. (bk. şakşakçı). Çan tokmağı.
Fluttered : Dalgalanmak. Titretmek. Pır pır etmek. Kanat çırpmak. Pırpır etmek. Çarpıntılı olmak. Çırpınmak. Çırpınır gibi düşmek. Düzensiz hareket etmek.
Toss : Yazı tura için atmak. Tenis, masa tenisi alanlarında kullanılır. Yavaş yavaş karıştırmak. Tartışmak. Sırtından atmak (at). Kıpırdanmak. Atma. Fırlatmak (yavaşça veya rasgele). Saçmak (yavaşça veya rasgele). Yazı-tura.
Prostrate : Güçsüz düşürmek. Secdeye yatmak. Bezginlik. Yormak. Yere sermek. Yere yatırmak. Yere yıkmak. Yüzükoyun yatırmak. Halsiz bırakmak. Halsiz.
Pulse : Yüreğin çalışması sonucu atardamarlarda görülen atış hali. nabız. Ventrikül sistolünde fırlatılan kanın, önündeki kan kitlesine bir basınç yapması sonucu damar çeperi genişlemesi ve bu genişlemenin bir basınç dalgası durumunda bütün atardamar sistemi boyunca iletilmesi, nabız dalgası, sfigmus. Kalp atışlarıyla ahenkli bir şekilde dolaşmak (kan damarlarda). Bilgisayar, biyoloji, fizik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Değeri genellikle değişmez olan bir nicelikte ortaya çıkan ani yükselme, artış. son derece kısa süren im. Legümen. Atım. Çarpmak. Vurum.
Glossa : Glosa. Haşiye. Dil. Dil (anatomi terimi). Dil. hymenoptera ailesine bağlı sineklerde bulunan dil benzeri yapı. kimi yazarlar tarafından hipofarenks olarak da adlandırılmaktadır. Glossa.
Slam : Çarparak kapatmak (kapıyı veya kapağı). Fark atmak. Acımasızca eleştirmek. Vurmak. Ağır bir şekilde eleştirmek. Fırça atmak. Yenmek. Büyük fark atmak. Çarparak koymak. Çarparak kapatmak.
Throbs synonyms : deep six, upper respiratory tract, tonsilla pharyngealis, pharyngeal tonsil, flap down, gustatory organ, third tonsil, luschka's tonsil, pharyngeal recess, tonsilla adenoidea, digestive tube, gi tract, drive, oropharynx, taste bud, impel, bashes, juddered, laryngopharynx, bash, nasopharynx, heave, hurtle, dither, bickers, lob, juddering, jump, swiped, jettison, pass, flick, librate.
Throbs zıt anlamlı kelimeler, Throbs kelime anlamı
Stand still : Kımıldamadan durmak. Hareket etmemek. Hareketsiz durmak. Kımıldamamak. Kıpırdamamak. Hareketsiz kalmak.

Bu kısımda Throbs kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Throbs ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Throbs anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Throbs ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.