Through the lens türkçesi Through the lens nedir
- Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
- Alıcının merceği ardında yer alan, dolayısıyla, filmle aynı ölçüde ışık alabilen ışıkölçer. (özdevinimli alıcılardaki bu ışıkölçer, ışık düzengecinin ayar koluna bağlı olarak, bu düzengeci, ışığın yeğinliğine göre kendi kendine düzenler). bazı alıcılarda, doğrudan doğruya alıcı merceğinden gelen görüntüyü alan yansımalı bakaç.
- Mercekten.
Through the lens ingilizcede ne demek, Through the lens nerede nasıl kullanılır?
Through : Bir uçtan bir uca. Vasıtası ile. Aracılığıyla. Başından sonuna dek. İçinden. Yoluyla. Sürmek. Kanalıyla. Yolu ile. Nedeniyle.
The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.
Lens : Önışıtacın ön yüzeyini örten, kabartma biçimli cam. Objektif. Cam. Elektrik alanı, magnetik alan ya da elektromagnetik alan yardımıyla, yüklü parçacıkların yoğunlaşmasını sağlayan düzenek. Önışıtaç camı. Far camı. Gözde ışığın retina üzerinde odaklanmasını sağlayan saydam yapı. lens. bazı balıklarda ışık organlarının farklılaşmış hücreleri. mikroskop ya da büyüteçlerde büyütmeyi sağlayan ya da görme kusurlarını gideren camdan yapılmış araç. Çoğunlukla saydam camdan yüzeyleri çukur ya da tümsek olacak biçimde işlenmiş, ışığı toplayacak ya da dağıtacak nitelikte yassı, çembersel nesne. Adese. Büyüteç.
Through the lens light metering : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Özdevinimli ışık düzengeci. İçteki bir ışıkölçere bağlı olarak kendi kendine ayarlanabilen ışık düzengeci.
Through the agency of : Aracılığı ile. Vasıtasıyla. Aracılık. Sayesinde. Aracılığıyla.
Be put through the mill : Feleğin çemberinden geçirilmek. Zor zamanlar yaşatılmak. Zor tecrübeler edindirilmek. Zor uygulamalara maruz bırakılmak.
Through the usual channels : Alışılagelmiş yollardan.
Clear through the customs : Bk. gümrükleme. Gümrükten mal çekme. Gümrükleme. Gümrükten çıkarmak. Malın gümrüğe giriş işlemlerinin yapılması, yani gümrük vergilerinin ödenmesi. Bir malın giriş işlemlerini yapma. Gümrük, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
Through the window : Pencerenin gerisinden. Pencerenin içinden. Pencerenin bir tarafından diğer tarafına bakarak. Pencerenin arkasından.
Drag through the mire : Küçültmek. Kirletmek. Çamura sokmak. Çamura çekmek. Lekelemek. Alçaltmak. Aşağılamak.
İngilizce Through the lens Türkçe anlamı, Through the lens eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Through the lens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ttl : Entegre devrelerle transistörleri birbirine bağlama metodu (bilgisayar, elektronik).

Bu kısımda Through the lens kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Through the lens ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Through the lens anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Through the lens ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.