Mercekten nedir, Mercekten ne demek
Mercekten; Sinema alanında kullanılan bir terimdir.
Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:
Alıcının merceği ardında yer alan, dolayısıyla, filmle aynı ölçüde ışık alabilen ışıkölçer. (Özdevinimli alıcılardaki bu ışıkölçer, ışık düzengecinin ayar koluna bağlı olarak, bu düzengeci, ışığın yeğinliğine göre kendi kendine düzenler).
Bazı alıcılarda, doğrudan doğruya alıcı merceğinden gelen görüntüyü alan yansımalı bakaç.
Mercekten anlamı, tanımı
Mercek : İçinden geçen paralel ışınları düzenli bir biçimde birbirine yaklaştıran veya birbirinden uzaklaştıran, camdan veya ışık kırıcı herhangi bir maddeden yapılmış, genellikle küresel yüzeylerle sınırlanmış saydam cisim, adese, lens.
Özdevinimli alıcı : Bazı düzenekleri kendiliğinden çalışan, bir kez ayarlandı mı çevirim sırasında bazı işleri kendiliğinden yapabilen alıcı.
Doğrudan doğruya : Dolaysız, araçsız, aracısız, araya başka bir şey girmeden, resen.
Yansımalı bakaç : Aynalı bir örtücünün pencereyi örttüğünde mercekten gelen görüntüyü yansıtmasına dayanan ve mercekten girip film üzerine düşen görüntünün tıpkısını izleme olanağı veren bakaç.
Işık düzengeci : Alıcının ya da bazı basım aygıtlarının mercek düzeni içinde bulunup, birbiri üzerine binen incecik maden yapraklardan oluşan, açılıp kapanarak, duyarkat üzerine gelen ışığın niceliğini düzenleyen düzenek.
Alıcı merceği : Alıcılarda, aktarılacak konunun görüntüsünü alıcı içinde gerekli yere düşüren mercek.
Kendi kendine : Kimseye danışmaksızın. Kendiliğinden. Başkasının yardımı ve ortaklığı olmadan. Yalnız başına. Kendisine. Kimseyle ilgisi, ilişkisi olmadan.
Dolayısıyla : Dolaylı olarak, doğrudan ilgili olmayarak. Nedeniyle.
Özdevinimli : Sinema ve televizyon araç ve gereçlerinde, çalışmalarının büyük bir bölümünün el değmeden ya da ayar, düzenleme gibi işler yapılmadan, kendiliğinden gerçekleşme durumunu belirten nitelik.
Özdevinim : Üretimin, yönetimin ve toplumsal olarak zorunlu öbür süreçlerin insanın doğrudan doğruya katılması olmadan başarılmasını olanaklı kılan en yüksek uygulayımsal gelişme aşaması.
Yansımalı : Yansıtan veya yansıyan. Tabiat seslerini andıran seslerle yapılmış (kelime), onomatopeik.
Işıkölçer : Işık şiddetini veya enerjisini ölçen araç, fotometre. Bir ışık kaynağının, belli uzaklıkta oluşturduğu aydınlığı ölçme işinde kullanılan araç, fotometre.
Doğrudan : Aracısız. Aracısız olarak, herhangi bir aracı kullanmadan.
Düzenge : Ayna.
Özdevin : Bir sürecin, özdevimli araçlar kullanılarak gerçekleştirilmesi.
Görüntü : Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Manzara. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta.
Yansıma : Yansımak işi. Işık dalgaları yansıtıcı bir yüzeye çarparak yön değiştirme, inikâs. Doğa seslerine benzer seslerle yapılmış olan kelime, taklidî kelime, onomatope: Gürültü, şırıltı, bıngıldak, güm güm, vızıldamak vb.
Dolayı : Çevrede, etrafta bulunan. Ötürü.
Alıcı : Satın almak isteyen kimse, müşteri. Almaç. Azrail. Kendisine bir şey gönderilen kimse. Kamera.
Diğer dillerde Mercekten anlamı nedir?
İngilizce'de Mercekten ne demek ? : through-the-lens, ttl


Bu kısımda Mercekten nedir? Mercekten ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Mercekten tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Mercekten hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.