Ticklers türkçesi Ticklers nedir

  • Senet vadelerini gösteren defter veya dosya biçiminde düzenlenen dosya.
  • Güç durum.
  • Nazik mesele.
  • Muhtıra defteri.
  • Vade defteri.
  • Karbüratör düğmesi.
  • Borç defteri.
  • Hatırlatıcı.

Ticklers ingilizcede ne demek, Ticklers nerede nasıl kullanılır?

Sticklers : Titiz kimse. İnatçı veya tutucu kimse. Belirli bir konuda titizlik gösteren kimse. İnatçı. Tutucu kimse.

Tickler coil : Reaksiyon bobini.

Tickler file : Borçların vadelerini gösteren biçimde düzenlenen dosya. Memorandum dosyası.

Tickler : Vade defteri. Karbüratör düğmesi. Senet vadelerini gösteren defter veya dosya biçiminde düzenlenen dosya. Hatırlatıcı. Tecimsel belgitler ve alacakların ödeme günlerini göstermek amacıyla bankalarda tutulan yazılıklar. Güç durum. Nazik mesele. Süre yazılığı. Borç defteri.

Be a stickler : Titiz olmak. Israrcı olmak. İnatçı olmak.

Stickler : İnatçı. Titiz kimse. İnatçı veya tutucu kimse. Belirli bir konuda titizlik gösteren kimse. Tutucu kimse. Kılı kırk yaran kişi. Disiplini seven.

Tickle the ivories : Piyanoyu tıngırdatmak. Piyano çalmak. Tuşları tıngırdatmak. Piyano tıngırdatmak.

Tickles : Güldürmek. Gıdıklanmak. Gıdıklamak. Eğlendirmek.

Tickled to death : Gülmekten ölen. Kontrolsüz şekilde gülen. Çok sevinçli. Zevkten dört köşe.

 

Tickled pink : Zevkten dört köşe.

İngilizce Ticklers Türkçe anlamı, Ticklers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ticklers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Heart muscle : Kan pompalayan vücut organı. Kalp kası.

Tickler : Tecimsel belgitler ve alacakların ödeme günlerini göstermek amacıyla bankalarda tutulan yazılıklar. Süre yazılığı.

Tickers : Borsa fiyatlarını şeride kaydeden alet. Borsa fiyatlarını kağıt şeride kaydeden cihaz. Borsa fiyatlarını şeride kaydeden aygıt. Kayan yazı bandı. Borsaya kote firmanın borsa ekranındaki kısaltma adı. Saat. Kalp. Yürek. Cesaret.

Suggestive : Ayıp şeyler öneren. Anlamlı. Açık saçık. Açık saçık şeyleri ima eden. Telkin edici. Müstehcen. Fikir verici. Davetkar. İmalı.

Dilemma : İkisi de birbirinden zor iki seçenek. İkilem. İki çözüm yolu ya da iki yönü bulunan ve aynı sonucun elde edildiği tasım. insanı, istenmeyen seçeneklerden birini, çoğunlukla iki seçenekten birini, beğenmeye ve izlemeye zorlayan tartışma, sorun ya da usa vurma durumu. İki bilinmezli sorun. Çelişki. Çıkmaz. Dilem. Zor durum. Açmaz.

Diary : Örnekolay incelemesinde örnek birimlerin yaşam öykülerini saptamada kullanılan ve bireylerin tuttukları günü gününe yazımlara dayanan bilgi kaynağı. Gündem. Not defteri. Hatıra defteri. Ajanda. Günlük. Jurnal. Anı defteri. Anılık.

Fixes : Aşırı doz. Rüşvet vermek. Tayin etmek. Tespit etmek. Önceden belirlenmiş sonuç. Düzeltmek. Eroin dozu. Tamir etmek. Oturtmak.

Memorial : Muhtıra. Anıt. Anısına yapılmış. Abide. Anmalık. Önemli bir olayı gelecek kuşaklara yansıtmak için yapılan simge niteliğinde büyük yapı. Tezkere. Önerge.

 

Bill book : Borç senedi defteri.

Ticklers synonyms : internal organ, biauriculate heart, athlete's heart, arteria coronaria, due date register, football player, straits, notebook, impasses, heart valve, delicate subject, strait, a pretty kettle of fish, footballer, coronary artery, viscus, grievousness, cardiovascular system, memorials, circulatory system, fix, evocatory, connotative, valve, memorandum book, a fine kettle of fish, impasse, pump, notebooks, evocative, cardiac muscle, remindful, ticker.