Tidbit türkçesi Tidbit nedir
- En güzel parça.
- Bkz.titbit.
- En iyi lokma.
- Nefis lokma.
- Lezzetli lokma.
- En iyi kısım.
- Dedikodu.
- Bir kimsenin ilgisini çekecek bir haber.
Tidbit ingilizcede ne demek, Tidbit nerede nasıl kullanılır?
Tidbits : En güzel parça. Nefis lokma. Eğlencelik.
Tid : Yumuşak. İnce. Hoş.
Tidal : Med cezirsel. Gelgitle ilgili. Gelgitten etkilenen. Gelgitsel. Gelgitten ileri gelen. Gelgitli. Gelgite ait. Gelgit ile ilgili.
Tidal basin : Gelgit havzası. Med cezir bölgesi.
Tidal bore : Med cezir deliği. Gel-git oyuğu.
Tidal harbour : Gelgit limanı.
Tidal wave : Deprem dalgası. Denizdibi depremleriyle oluşan, önce dipten deniz yüzüne ulaştıktan sonra, çevresine doğru hızla yayılan, kıyılarda büyük dokuncalara yol açan ve rüzgar dalgalarına göre kimi özellikler taşıyan bir dalga türü. Heyecan dalgası. Gel-git dalgası. Tsunami. Med cezir dalgası. Gelgit dalgası. Met dalgası. Depremlerin neden olduğu ve açık denizlerin kıyılarında yıkıcı etkileri olan dalga.
Tidal flow : Med cezir akımı. Gelgit akımı.
Tidal current : Gel-git akıntısı. Gelgit akıntısı. Özellikle anadeniz kıyılarındaki sığ koy ve boğazlarda görülen, kabarma sırasında denizden karaya, çekilme sırasında da ters yönde oluşan akıntı.
Tidal river : Gel-git nehri. Gel-git ırmağı.
İngilizce Tidbit Türkçe anlamı, Tidbit eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tidbit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Treat : Zevk. İkram. Muamele etmek. Tedavi etmek. Ele almak. Davranmak. İşlemek. Otalamak. Yeniden düzenlemek. İşlemek (konuyu).
Hearsay : Şayia. Duyuma dayalı anlatım. Söylenti. Bir tanığın başka bir kimseden aldığı bilgilere dayanarak yaptığı tanıklık. Söz. Kulaktan dolma bilgi. Rivayet. Kulaktan dolma. Kulak dolgunluğu.
Cank : Konuşmak. (argo) sohbet. Laklak etmek.
Dainty : Leziz şey. Düzenli. Tatlı. Özellikle küçük lezzetli kurabiye. Nezaket. Nazik. Narin. Lezzetli. İnce. Çıtı pıtı.
Chitchats : Muhabbet. Hasbıhal. Laklak. Gevezelik. Çene çalmak. Çene. Sohbet. Çene çalma. Havadan sudan konuşmak.
Hearsays : Duyuma dayalı anlatım. Rivayet. Şayia. Söylenti. Söz. Kulaktan dolma. Bir tanığın başka bir kimseden aldığı bilgilere dayanarak yaptığı tanıklık. Kulak dolgunluğu.
Kickshaw : Küçük biblo. Ufak tefek süs. Çerez. Abur cubur. Değersiz şey.
Chitchat : Çene. Hasbıhal. Çene çalma. Havadan sudan konuşmak. Çene çalmak. Laklak. Sohbet. Gevezelik. Muhabbet.
The best part : Yarısından fazla. Çoğu.
Gossip : Çene çalmak. Dedikodu yapmak. Laf yetiştirmek. Gevezelik. Söz. Bir birey ya da toplumsal küme üzerinde, yüze karşı değil arkadan sözlü saldırıda bulunmak yoluyla toplumsal denetim kurma. Dedikodu etmek. Kaynatmak. Dedikoducu kimse.
Tidbit synonyms : choice morsel, delicacy, gossips, goody, gossipry, grapes, titbit, tidbits, grapevines, the fat, titbits, goss, gossiped, chat up, dirt, grapevine, claver.
Tidbit ingilizce tanımı, definition of Tidbit
Tidbit kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A delicious morsel. A delicate or tender piece of anything eatable.

Bu kısımda Tidbit kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tidbit ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tidbit anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tidbit ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.