Ties türkçesi Ties nedir

Ties ile ilgili cümleler

English: Most men here wear ties every day.
Turkish: Buradaki çoğu erkek her gün kravat takar.

English: These ties are different.
Turkish: Bu kravatlar farklı.

English: The United States has close ties to Mexico.
Turkish: Amerika Birleşik Devletler'nin Meksika ile yakın bağları vardır.

English: Men usually wear black suits and black ties to funerals.
Turkish: Erkekler cenazeler için genellikle siyah takım elbise ve siyah kravat giyerler.

English: The bureaucrats maintain solid ties with the gigantic corporations.
Turkish: Bürokratlar dev şirketler ile sağlam bağları sürdürürler.

Ties ingilizcede ne demek, Ties nerede nasıl kullanılır?

Ties of friendship : Arkadaşça bağlantı. Arkadaşlık bağı. Arkadaşlık bağları.

Ties of love : Sevgi bağı. Aşk bağı. Sevgi düşkünlük bağı. Tutku bağlantısı.

Establish close ties : Arkadaşça ilişkiler meydana getirmek. İyi ilişkiler oluşturmak.

Family ties : Aile bağları. Kan bağı. Akrabalar arası ilişkiler.

Formalize ties : İki ülke arasındaki bağı resmi olarak tanımak.

Absurdities : Saçmalık. Anlamsızlık. Gülünçlük. Abeslik. Saçma söz. Saçma olma. Mantıksızlık.

 

Accrued liabilities : Ödenecek borçlar. Borç tahakkukları. Tahakkuk eden borçlar. Tahakkuk etmiş giderler. Tahakkuk etmiş borçlar.

Acclivities : Bayır. Yukarı yokuş. Yokuş.

Acerbities : Ekşilik. Acılık. Burukluk. Huysuzluk. Terslik. Sertlik.

Accession to treaties : Antlaşmaya katılma.

İngilizce Ties Türkçe anlamı, Ties eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ties ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mated : Dengini bulmak. Eşlemek. Çiftleşmek. Mat etmek. Evlenmek. Uymak.

Affiliating : Üyeliğe kabul etmek. Üye olarak almak. Evlat edinmek. Birleştirmek. Katılmak. Birleşmek. Katmak. Yakınlaşmak. Kabul etmek.

Tie up : Sabitleştirmek. İlişki kurmak. Kravat bağlamak. Berabere bırakmak. Şarta bağlamak. Bloke etmek. Birleştirmek. Kısıtlamak.

Call off : Sona erdirmek. Yüksek sesle okumak. Söylemek. Durdurmak. Geri çağırmak. Uzak tutmak. Listeden yüksek sesle okumak. İptal etmek. Son vermek.

Assigns : Göreve seçmek. Tahsis etmek. Feragat edilen. Belirlemek. Devredilen. Devretmek. Atamak. Saptamak. Vermek.

Circumscribe : Etrafına bir şekil çizmek (silindir içine çizilen üçgen vb). Çevresini çizmek. Etrafını çizmek. Daire içine almak. Etrafına daire çizmek. Kısıtlamak. Çevrelemek. Çemberlemek.

Accessed : Erişen. Erişim tarihi. Erişilme tarihi. Erişim. Erişme tarihi.

Attaching : Yüklenmek. El koymak. Takmak. Tutturmak. İliştirmek. Takma. İzafe. Bağlantı. Bağlanmak. Eklemek.

Drawler : Çekiş. Çekim. Berabere biten oyun. Karalamak. Çekmek. Çekiliş. Çizmek. Çekme. Devam etmek.

Attach : Ekleme yapmak. El koymak. Yapıştırmak. Takmak. Eklemek. Tutturmak. İliştirmek. Yüklenmek. Yamamak. Bitiştirmek.

 

Ties synonyms : present times, time period, roman times, period of time, assign, attribute to, circumscribed, affiliate, confining, ligates, modern world, modern times, constrains, affix, arithmetic operation, give in marriage, loop, mates, period, espouse, knots, arrange, marry, astrict, draw, marrying off, knot, code, matched, circumscribing, espouses, tie, match.

Ties zıt anlamlı kelimeler, Ties kelime anlamı

Untie : Çözmek. Açmak. Halletmek. Çözülmek.

Unfasten : Açmak. Açılmak. Gevşetmek. Çözülmek. Koyuvermek. Gevşemek. Çözmek.

Unstrap : Kayışını çıkarma. Kayışını çıkarmak. Askısını çıkarmak.

Ties antonyms : unlash, divided.