Tirade türkçesi Tirade nedir

  • Verip veriştirme.
  • Uzun ve sıkıcı konuşma.
  • Tirad.
  • Paylama.
  • Uzun konuşma.
  • Veryansın etme.
  • Ver yansın etme.
  • Nutuk atma.
  • Oyun kişilerinin uzun soluklu konuşmalarına verilen ad.
  • Uzun sıkıcı konuşma.
  • Uzun azar.
  • Atıp tutma.
  • Nutuk.
  • Sert konuşma.

Tirade ile ilgili cümleler

English: He launched into a tirade about how the government is encroaching on his rights.
Turkish: O, hükümetin kendi haklarına nasıl zarar verdiği hakkında nutuk atmaya başladı.

Tirade ingilizcede ne demek, Tirade nerede nasıl kullanılır?

Tirades : Tirad. Uzun azar. Verip veriştirme. Nutuk. Nutuk atma. Uzun ve sıkıcı konuşma. Veryansın etme. Ver yansın etme. Sert konuşma. Atıp tutma.

Antiradical : Köktenci karşıtı olma. Aşırılık aleyhtarı. Radikal karşıtlığı.

Antiradicals : Köktenci karşıtı olma. Aşırılık aleyhtarı. Radikal karşıtlığı.

Tirailleur : Nişancı.

Tiramisu : İtalyan tatlısı (küçük sünger kek, çikolata, italyan krema peyniri ve espresso kahveden oluşan ve likörle ıslatılan).

Tir contract : Tır sözleşmesi. Uluslararası transit karayolu taşımacılığını düzenleyen ve 1959 yılında cenevre'de imzalanan çok yanlı sözleşme.

Tirana : Tiran. Arnavutluğun başkenti.

Cholestiramine : Kolestiramin. Sindirim kanalında emilmeyen yüksek molekül ağırlıklı sentetik anyon değiştirici, safra asidini bağlayan reçine.

 

Antiracist : Irkçılık karşıtı. Irkçıların haksız muamelesine karşı olan. Irkçı karşıtı.

Tiran straits : Eilat limanı'na (6 gün savaşı'nda israil tarafından ele geçirilen) geçişi sağlayan süveyş kanalı'nda bir su yolu. Tiran boğazı.

İngilizce Tirade Türkçe anlamı, Tirade eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tirade ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Berating : [#azar Azarlama]. Fırça çekme. Haşlama.

Dressing down : Azar. Dövme. Azarlama. Dayak. Zılgıt. Fırça.

Reprehension : Kınama. Serzeniş. Azarlama. Tekdir. Azar. İhtar.

Declamation : Bağırıp çağırma. Konuşma sanatı. Heyecanlı nutuk. Sövüp sayma. Hitabet. Heyecanlı konuşma. Ayta. Tumturaklı konuşma.

Peroration : Söylev sonu. Sıkıcı konuşma. Söylevin sonu.

Discourse : Konuşmak. Tez. İşlemek. Söylem. Söylev vermek. Araştırma. Söylemek. Vaız. Ayrıntılı bir şekilde konuşmak.

Objurgation : Azar. Azarlama.

Haranguing : Söylev vermek. Konuşma yapmak. Nutuk çekmek.

Harangue : Vaaz vermek. Tirat söylemek. Söylev vermek. Nutuk atmak. Dırdır. Nutuk çekmek. Uzun ve tumturaklı bir şekilde konuşmak. Nutuk vermek.

Sermon : Nasihat. Vaaz. Vaiz. Diskur. Dinsel konuşma. Vaız. Uzun ve sıkıcı öğüt. Hutbe. Söylev.

Tirade synonyms : earfuls, philippic, remonstrance, earbashing, jobation, denunciation, bawling out, declamations, disquisition, castigations, objurgations, sermoning, earful, broadside, gas, soliloquy, ranted, tirades, remonstrances, homily, castigation, disquisitions, oration, rant, denouncement, salilogay, rantings, sermonic, going over, homilies, allocution, speech, screeds.

Tirade ingilizce tanımı, definition of Tirade

Tirade kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An oration or harangue abounding in censorious and bitter language. A rambling invective. A declamatory strain or flight of censure or abuse.